GÜL YARİM GÜL İSTER BENDEN
Şaştım kâinatın şu gidişine,
Aşkıyla yandığım kül ister benden.
Bilmem, ne diyeyim yârin işine,
Kendisi gül iken gül ister benden! .
Ufka yönelene kara pul olur
Kabuk bağlayınca yara pul olur
Değer kaybederse para pul olur
Antika toplayan pul ister benden! .
.
Zar atsam hep yektir, yazı turadır.
Nazarım zulmeti boğan nuradır
Engeller önümde sıra sıradır,
Yüce dağ başları yol ister benden.
Bana uzak düşer Bâlâ'm, Ayaş'ım?
Aşk iksiri içtim, ondan ayyaşım! .
Mecnun'um, çölleri yeşertir yaşım;
Leyla'm razı olmaz, sel ister benden.
Yurt gerekmez diyar diyar gezene
Dil gerekmez dilde aşkı sezene.
Bir çırak elinde kalmış tezene,
Kırık gönül sazı, tel ister benden.
Yarın her hâlimi diyecek ''derim'',
Dertliyim derdimi kendim güderim....
Ben gönül ehline yüz sürsem derim,
Kendini bilmeyen el ister benden.
Gerçeği söylersin nâdân gücenir:
Güzelim diyenler niçin bezenir?
Güzel, taze taze naza özenir,
Yelpazeyle oynar, yel ister benden.
Zulüm var, adalet mülkünü yıkar!
Dert dersin, içinden devası çıkar!
Gülüm, her sözümü ağzıma tıkar;
Bülbülce şakıyan dil ister benden! .
Aşkına bağlandım tavrı güzelim!
Bu büyük davayı nasıl çözelim?
Hatadan, günahtan sıyrılmaz elim;
Rabbim, sadık, salih kul ister benden! ...
Her düşen tutacak dal ister benden
Mal diye bilinen mal ister benden.
Çiçeklerle gören bal ister benden.
Mezara götüren sal ister benden.
Rabbim, kula özgü hâl ister benden! ...
Kayıt Tarihi : 15.10.2016 12:32:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!