Hasretle yürüyenler, özlemle yanıp ağlar,
Her gecenin bağrında, aşkını yakanlar var;
Kalplere düşen ateş, sabırla coşup çağlar,
Gözünden damla damla, ummâna akanlar var.
Ne yâr kalır ne yoldaş, yalnızlık sana dermân,
Sessizliğin içinden, yükselir göğe fermân;
Kış vurur dallarına, solgun düşer her zamân,
Gönül hazân olurken, sevdayı ekenler var.
Korku çöker her yere, kalpler dağınık üzgün,
Umutlar yarım kalmış, düşler geceye sürgün;
Ümitsiz yaşayana, ölümdür geçen her gün,
Aşkın olduğu yerde, kibrini yıkanlar var.
Bakınca yüzlerine, solgun durgun bir beniz,
Sözleri suskun ama manası engin deniz;
Vakit tamam olunca, yutkunurdu hep geniz,
Zamân akıp giderken, dertleri çekenler var.
Eşyâyı başka görür, kalp gözü açık olan,
Gökyüzünde gezer hep, dünyâyı fâni bulan;
Kalbinde bir merhamet, Ruhunda, Hâkk’la dolan,
Fırtına gibi esip, sel gibi akanlar var.
Gel, artık aşkla yaşa, sevdâyı sıcak sıcak,
Ruhuna küsme sakın, gönle açarken kucak;
Sendedir sırr-ı hayat, sendedir kadim bucak,
Izdırâbı yaşarken, âşk ile bakanlar var.
Perdeler kalkar bir gün, bahar iner ovâya,
Şafak nurdan elbise, bağlar ufku semâya;
Silinir kalpten günah, kalpler döner duâya,
Yemyeşil bahçelerde, gül gibi kokanlar var.
...andelip...
Andelip MehmetKayıt Tarihi : 29.1.2026 10:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Andeliplehece.blogspot.com




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!