Terin içinde uyandım sessiz
Sabah oturdum kimsesiz
Anlıyorum yolum belirsiz
Özlüyorum seni sebepsiz
Lale devri sonunda bitiyor
Benim de hayallerim yıldızlar kadar,
Ama gerçeklerim de bir duble atar.
Palyaçoya bıraktım artık iki yakayı,
O da rafa kaldırdı tüm umutları.
Gözlerimde su yok artık, söz var,
İnce bir anıt gibi semaya uzanır nefesin
Vadesi dolmuş ruhların gülüşlerinde
Lalenin güzelliğinden çalan sensin
Evsiz deryaların başındaki gölgede
Sanki kışın Akdeniz'e doğan güneşsin
Benim içimde biraz sen,
Senin içinde biraz ben
Ne benim içimdeki sen, sen
Ne de senin içindeki ben, ben
Birbirine paralel iki evren kadar yabancı
Bugün de ölsün diye
celladına göz kırparak yaşamak,
belki kindar öfkeye sarılı
usul bir umutla;
kendi zihin zincirlerine dolanmak,
kendi gölgene her zaman üstten bakan gözlerinle
Görsen beni, gülüversen gözlere
Gamzene adım yazılsa.
Düşlesem seni, düşüversem şiire
Kalemim adını haykırsa.
Özlesen beni, söyleyiversen geceye
Rüyanda yollar kesişse.
İnsan birinin sesini unutur mu?
Her gece kulaklarda çınlayan,
Gün boyu kafada yankılanan...
Kelimelerden bağımsız olarak,
Unutmak mümkün müdür?
Kelimeleri değil belki ama;
Rüzgar olur, saçlarını savururum sevgili;
dudağında yağmuru yumuşatmak için.
Güneş olur, yağmuru dindirim sevgili;
gökkuşağına adım atmak için.
Fedain oldum dönmem yolundan
İçtim zehirli aşkın şarabından
Çarem senin panzehirli ellerinden
Dermanım kalmadı aşkının şehvetinden
Eskimiş ruhum tazelensin yeniden
mıhlanmış gibi hep aynı koordinattayım
her başarıda o sıfırdan terfi alıyorum,
her hatada eksi kutuplara yaklaşıyorum
ama sonunda nihai hükmü giymek için
ben o sıfırlardan kale inşa ediyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!