Gruplarınızı Görmek İçin Üye Girişi Yapın
İnsanî ve hayvanî Durum
İlâhi tarafın yüce aşkta yükselirken
Düşünceler hakikat'i yâr kucaklayınca...
Gönül mânâsını canda ebed yudumlayıp,
Özünü bir âlemde kıssa yutmak gerektir.
"sevmemiş'ler
sevmiş'lerin...
ne vâdesinden,
ne de bâdesinden anlar!"
"pişmemiş'ler
pişmiş'lerin...
ne merceğinden,
ne de gerçeğinden anlar!"
Hayvâni tarafın başka cüce nüksederken
Duygular harekât'ı nefs kâr ocaklayınca...
Ömür vanasını anda edep tutuklayıp,
Sözünü bu dünyada kısa tutmak gerekir.
"yanmamış'lar
yanmış'ların...
ne kıblesinden,
ne de kâbesinden anlar!"
"ermemiş'ler
eren'lerin...
ne senliğinden,
ne de benliğinden anlar!"
İnsani tarafın sonda keşke nüktelerken
Doygular hareket'i ruh var toparlayınca...
Ödül vahasını arşa Hak kâlp ışınlayıp,
Gözünü o âlemde hıfza tatmak erektir.
Ahmet Durgut
Pakistan'ın ünlü şairi, İkbal
(Cavidname)sinde oğluna şu öğüdü veriyordu;
"Kendine arkadaş olarak Mevlâna'yı şeç ki,
Allah sana aşk ve hararet ihsan etsin."
Ahmet Durgut