Çok badire atlattım gönlüm bunu da yendi
İçimde sana ait ne varsa hep tükendi
Gidişine gözyaşı sunduğum sen değilsin
Gidenin arkasından ağlamak eskidendi.
..
Kurtlar kuzularla çıkınca ava
Sulh ile çözülmez bu kanlı dava
Gözyaşı selinde büsbütün ova
Çağlıyorum amma gel sen bana sor.
..
Et tırnaktan asla ayrılmaz ama,
Mahkumdur bitmeye geceler bile,
En büyük aşklara dahi inanma,
Elbet var sonu, gözyaşı nafile.
..
Yüreğim yanarken, gözlerim sen neden ıslanırsın,
Söyle kor olan gönlüme mi haset eder kıskanırsın,
Dileğin bu ateşi söndürmek ise beyhude çabalarsın,
Aşkın ateşi gözyaşı ile sönmez, sen niye uğraşırsın.
..
Bilirim ki dönmezsin, gittiğin o yerlerden,
Gözyaşı hiç eksilmez, matem tutan sözlerden,
Ateş düşmüşse kalbe, hiç bir şey söndüremez
Hasretin kızıl rengi, damlar yaşlı gözlerden.
..
Ben ta gönülden seni sever iken,
Yüreğime sevgi bayrağını diktim.
Senin inanmadığın o sevgiye ben,
İnan binIerce kez gözyaşı döktüm.
..
Adıyamanda ve Ceylanpınarında
Ölenler yine bizim evladımızdır
Ne gözyaşı ne yürek kaldı analarda
Yalnız acı damaktaki tadımızdır
..
Bugün günlerden Süruç
Kan ağıt gözyaşı suç
Otuz iki yavrumuz
Dalından düştü sonuç
..
Bir kadının en tehlikeli yaşı gözyaşı.
Kalkar, yüzünü yıkar, aynaya gülümser.
Gerisini düşünme bence
..
Bizdendi hüznümüz ve gözyaşı kendi yüzümüz.
Okyanus misali aksa içine akar.
Çağlarken yeryüzünden bir gel gite muhtaçtı kıyılarımız.
Aynı duyuşta buluştuğunda,anlam ruhuna aktığında anlamak olurdu yaşamak.
..
Hicran, yakıp, kavuruyormuş tüm insanların içini
Ayrılıkları sevmiş oldukları için suçlanamaz Şairler!
Terkibinde, sevgilinin sevgisi bulunduğu için olmalı,
Gözyaşı dökerek, çoğaltmışlar içlerindeki acıları.
..
Ölmüşüm adım kaldı
Arkada canım kaldı
Yarim gözyaşı döker
Aklında hatıram kaldı.
..
İnsan denen hayvanın
çıkarı için savaştığı her yerde
dikkat edin hep gözyaşı vardır...
..
Hüzün acı gözyaşı
Avrupa hala şaşı
Teröre destek çıkmak
Avrupa'nın uğraşı
..
Hüzün kokusu var bugün bende, sakın gelmeyin üstüme.
Dem tutmuş efkarlarım, dumanı üstünde acılarım var.
Daha kaç hayal kırıklığı toplayacağım düş bahçemde,daha kaç gözyaşı dökeceğim yağmur niyetine. İnziva mevsimi geldi bana müsaade...
Gülten Alp
..
Bir zindana atılmakla bir camiye, bir kiliseye veya bir ideolojinin içine zorla sokulmak arasında hiçbir fark yoktur. Özür dilemek zorunda bırakılmak, sözle, gözle, tacize uğrayıp bütün bunları sineye çekmek zorunda bırakılmak hapse atılmaktan farklı değildir. Yetkiler ve güçler putlaştırılır ve bunlara boyun eğme mecburiyeti önüne dilekçelerle, yönetmeliklerle, kanunlarla bir seccade gibi serilir. Zavallılık, çaresizlik egosu bilmem kaç santim olanlar için tahrik edicidir. Kanlı gözyaşları ruh bekaretinin bedelidir. Hukuk kan ister, gözyaşı ister, delil ister. Peki hangi adalet bunların bedelini öder. İşkence yöntemleri günler, hatta haftalar boyunca tekrarlanır. Sorgulama ılımlı yöntemlerle yapılır. Dost muhabbetleri, ayaküstü konuşmalar tutanaktır. Tutanaklar kişilere ilk günden itibaren uykusuz bırakma, aşağılama olarak geri döner. Rahatsızlığını dile getirsen ne yazar. Herkes adaletsizlikten memnundur. Adaletsizlik bir geçim kaynağıdır. Ekmeğinden aldığı haz, onun için olur caz. Ne söylesen tüm sözlerin boşa çıkar. Kargalar çalarak kendi adaletini sağlar. Her gelen adaletsizliğiyle gelir. Verdiği hüküm de adil değildir. Herkesin yargısı kendini bağlarken bir bakarsın o bağ boynundadır. Karanlıkta bir umut ışığı aramak, insanlıktan bir iz bulmak hücrenin duvarlarına çeltik atmaktır. Tutukluluk soğuk esprilere, küçük hesaplara tek başına zincirlenmektir. Sosyal çevrenin “zindan”a benzettiği yaşamında sürekli gürültü yapılır ya da yüksek sesle egolarını tanıtırlar. Yaşam ihtiyacı için yalnızca bir teselli verilir. İşkencelerine daha çok katlanman için herkes dost görünür. Susmak zorunda bırakılmak dar ağacında idam edilmekten de farksızdır ve bilin ki susturuluyorsanız, ağlatılıyorsanız, sindiriliyorsanız bunu yapanlar kendi cehennemlerinden çıkıp gelmiş içleri kapkara odun, dışları kızgın insansı çamur olan ve henüz bir şekle bürünememiş mahlukatlardır ve inşallah cehennemlerinde kalmaya devam ederler.
..
Kaç bin yaşamış oysa bu dağ, taş ve toprak.
Dağlar saklar içinde isyanımı anlar.
Çiğ olup aksam en ulu ağacından
Ağacın gözyaşı anlar düşen yaprağından.
..
Bir anda yağmur gibi gözlerimden akansın
Şu yaralı gönlümde ebediyen yatansın
Bazen ise canıma bir can daha katansın
Varsın olsun gözyaşı damla damla senden yar
Oluk oluk akıyor yağmur gibi gözlerde
Sevgi saygı her daim kalbe giren sözlerde
..
Kan gözyaşı ve ölüm,
Bitmez tükenmez zulüm,
Her yönde ayrı bir dert
İnsanlık ölmüş gülüm
..
Şimdi çınarın hüznüne de gözyaşı döker ay.
Biz biliriz ki mevsimidir, ağaçlar yaprak döker.
Çınar dile bir gelse, canı gidiyor canı, tâ yürekten âh çeker.
..



