Ne kadar büyüse de yaşım,
Gözümün pınarında saklanır bayram sevinci bilmez çocukluğum.
Bilirim olmadık yere ağırlaşan yüreğimin yükü mazidendir.
Saçlarımdan tel tel eksilir anamın sıcak ellerini bilmez hasretliğim.
Ve ne zaman birine açmak istesem yüreğimi,
Bir yalnızlığımla daha tanış olurum.
Sevmek istemediğimden değil, sevilmek istemedikleri için,
Susmak istediğimden değil duymadıkları için,
Ben yaklaştıkça el oldukları için yalnızlığımda müebbedim.
Sanki herkesin hala rüyada olduğu bir uykudan bir ben uyanmışım gibi,
Sanki herkesin kazandığı oyundan bir ben dışlanmışım gibi,
Sanki her gün yeniden öksüz yetim kalmış gibi eksilirim.
Yalansız ama yalnız, dolu ama dolaysız, söylemli ama sessiz nefesler çekerim ciğerlerime.
Gözlerimden bir sis dağılıverir davetkar yaz akşamlarına, baharda gün batımlarına.
Hüznüm, bir yaprağın güzde düşüşü değil, ayrılması değil dalından,
Ağacın kendisinin devrilmesi gibidir en çiçekli mevsimde.
Gece değildir benim için asıl karanlık olan,
Gözlerimin zifir bakmasıdır günün en aydınlık saatinde bile.
Ana kucağı tatmamış bedenimi yatırıp siyah vakitlere,
İçimde sallanıp duran boş beşiklere ninniler söyler, masallar anlatırım sonunu getiremediğim.
İçimde benden uzak parlayan yıldızları seçebildiğim,
tüm o anlamsız günlerde ruhumun bir kenarında unutulmuş ne kadar hayalim varsa geçip seyrine daldığım siyah vakitlerde,
çocukluğumdan kalma ay dedenin beyazlığında gülümser sabaha çıkamayan umutlarım.
Kendime konuşup durmaktan yabancılaşır kendi sesim, anlamını yitirir sözcüklerim.
Her gün kimsesiz hüzünler evlat edinirim,
Her gün ellerimi kendi kanıma bularım.
Emanet bedenimde kaybettiğim ruhumu arar dururum.
Tarihi bilinmeyen kavimler kadar uzak şimdi bana tatmış olduğum birkaç mutluluğum.
Sevdaya düştüğüm oldu emeklerken ruhum.
Sevdamı ayakta taşımak istediğim, koyup yüreğime rüzgara karşı koşmak istediğim, tüm dünyaya haykırmak istediğim zamanlarım oldu.
Hani zamana geçme dur demek istediğim, kaderimi yendiğimi sandığım zamanlarım.
Şimdi, olsa da yine aldansam diye özlediğim zamanlarım.
Şimdi ben o hallerimin yazıldığı mezar taşının başındayım.
Beynimde yaşamaya dair türlü türlü düşünceler, kalbim her atışta başka bir yaralı hisse isabet ederken nedensiz varlığımla,
Ne başa dönebilecek kadar gerisinde,
Ne bitirebilecek kadar ilerisindeyim yolumun…
(29-08-10)
Kayıt Tarihi : 18.3.2011 09:28:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!