Gözlerin ufkumda sönmeyen bir fer,
Adını anarken titrer her bir yer.
Vuslata ermeye yetmiyor sefer,
Yollar aramıza örülmüş duvar.
Gönül hürdür elbet, çekmez yasakları,
Aşkınla devirdim tüm bu bendleri.
Sakladım içimde o bakışları,
Buna ne engel var, ne de bir karar.
Sessizce izlerim, sesim duyulmaz,
Bu öyle bir dert ki, kimseye denmez.
Gönül sarayında ışığın sönmez,
İçimde kor gibi bir yangının var.
Gölgenle avunur, düşle yaşarım,
Sınırlara inat, haddim aşarım.
Sen bilmesen de ben sana koşarım,
Ruhumda her gece senin izin var.
Ne dokunuş gerek, ne de bir vuslat,
Şu mahzun gönlüme sevdan bir berat.
Yıllar geçse bile sönmez bu saat,
Takvimde silinmez bir tarihin var.
Dünya ters dönse de vazgeçmem senden,
Ruhum ayrılsa da şu fani tenden.
Bir haber beklemem artık gelenden,
Bende senden kalan bir emanet var.
Uzaklık dediğin kuru mesafe,
Aşk sığar mı sandın boş bir lafa?
Kaldırdım gururu, koydum rafa,
Göğsümde dinmeyen bir fırtınan var.
Bakışım gizlidir, duam sanadır,
Açılan ellerim hep o yanadır.
Bu sevda yüküyle gönlüm yanadır,
Sende hiç bitmeyen bir baharım var.
Kendi içimde kurdum bu dünyayı,
Sana sormadan sevdim bu rüyayı.
Hüznünle süsledim her geçen ayı,
Gönül hanemizde bir makamın var.
Dursun zaman, varsın geçmesin kışlar,
Gözümden dökülen sessizce yaşlar.
Bitmez bu hikâye, yeniden başlar,
Sonsuzluğa giden bir Garip Murat var.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 21:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!