dibinde çay kalmış bardak gibi atılmışım bir köşeye
bekleyişsizliğinde koyu mavi çocuk kışlarımın
hayat yaz günü ılık su içmek gibi tatsız,parmaklarından damlamadığım an
gerisi yağmura yakalanma şaşkınlığı
sırtımda soğuğu sensizliğin
gözlerin gelir aklıma
seni düşünmek sabahçı kahvesi yüreğimde
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı