Yalnızım bu gecede,
Bir hıçkırık gibi yankı bulur sesim,
Dünyanın içinde kaybolmuş bir avare,
Ve ruhum, yıllardır uyumayan bir çılgın.
Her bir yıldız, sanki bir yara,
Her bir nefes, içimdeki boşluk.
Bir zamanlar sevdiklerim,
Şimdi nehir gibi akıp gitmişler,
Bıraktıkları iz, bana bir rüya gibi.
Yürüdüm bu yollarda,
Kör bir kuyuya bakarak,
Ne bir ışık, ne de bir işaret,
Gölgenin ardında yalnızlık.
Bir bakış, bir söz, bir dokunuş yeterdi,
Ama dünya, hep aynı döngüde dönüyor.
Acı, hüzün ve sessizlik,
Bunlar var elimde, tek dostlarım.
Ve ben, aradıkça kayboluyorum,
İçimde bir ses, nehir gibi akar.
Bir zamanlar ben de güldüm,
Ama şimdi, dilim her cümlede bir yara.
Ey yüce Tanrı, ne diyecek şimdi bu dil?
Bedenim boşlukta, bir içki şişesi gibi,
İçtiğim her damla, ruhumu temizler,
Ama ne bir huzur, ne de bir anlam yükler.
Bir zamanlar umutla bakardım bu dünyaya,
Ama gözlerimde kırık bir dünya var şimdi.
Ve ben, her gecede kaybolan bir yelken,
Bir akşam vakti, sonsuzluğa doğru.
Kayıt Tarihi : 9.2.2026 23:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ana tema "savrulup giden hayatlar". Hikaye hep aynı. Hiç değişmiyor. Çünkü, biçilmiş rol belli.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!