Livaneli’den bir şarkı aralıyor özlemin kapısını
yüreğimin alevlenen ormanına düşüyor yokluğun
dağların beslediği bir mahpus ayrılığı bizimkisi
sekiz yıl sonra özgürlük: günü yazılı, saati belli...
Ayrılığı taşıyan kamyonlara bırakıyorum geçmişimi
sana yaklaşan her nesne bir şeyler alıp gidiyor benden
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta