Noktalandım ve görmekle kaçtım.
Görmenin kaderiyle utangaç bir çocuktur gözlerim,
Görmenin gözlerine dik dik, şiirle baktım.
Düz bir yol arkamda ve gönüllü bir gözün yası.
Anam patika yolların doğum gününü kutluyor;
Mumları; yalnızlık ve gözlerinin kamburu...
Tozu dumana katan meralar ve patates tarlaları.
Yeşil, al, yeşil anam... Ve yanında ben.
Çapalar, azık ve ayran.
Kafamın etrafında ay gibi dönüyor gecenin karanlığı.
Zifiri kelimelerle kaçıyorum sofralardan, amcamlardan.
Tarlada tek kalmış armut ağacının kalbine sokuluyorum, ağlayarakdan
Kuşların sesi yasıma ev kuruyor,
Görmenin ülkesi oluyor yüreğim.
Tebessümlerimde camiler,
Şiirlerimde evliya kuşlar yaşar.
Bayramlarımda müminler olur;
Tek tük kayalar ve gölgesiyle yalnızlıktan yapılan mezar taşları.
"Görüyorum, öyleyse Müslümanım"
Diyen âmâlar ve görmeye yeni başlayan acılar...
Beylik laflarla icat edildi, insanın kendine itiraz etmesi.
Oysa burada olan kaderdir ve itiraz nereye ki?
Görmeyi öğrenmek kaderdir.
Buraya bak!
Şiir yamalı bir Frankenstein'dır,
Yamalıktır hayat.
Görmeyi ve yerimi şiirle öğrendim.
Yoksa... İnti...
Görüyorsun
Alican Cullaz
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 03:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!