Midyata gittim
Akşamı okurken ulu sessizlik, gölgelerim değdi selamını aldığım çıngırağa
Hayır saatin gönlü avaraydı...
Mezopotamya toprağı dinlendiriyordu gelecekteki güzel baharlara
Midyata gittim ve ne pirinçti derdim
Ne de bulgurdan olmaktı seten değirmenlerini battala verdiğim
Evden giderken eve..kendimce bir salıncak kurmaktı
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta