Ben bilirim, kanayan o gönül yarasını.
Bu yarayı saracak olan gönüllü gelsin.
İçimde dinmeyen sol yanımın acısına,
Merhemini sürecek olan gönüllü gelsin.
Aşk esir düştü, demir kafeste saklı.
Düşünmekten yitirdim, göz göre göre aklı.
Sineme oturmuş, kör talih eli bıçaklı.
Bu bıçağı kıracak olan gönüllü gelsin.
Vücut şehrimi yaktı, küle dönderdi biri.
Umutlarımı verdi ateşe, diri diri.
Eser kalmadı gayri, örenden farksız yeri.
Aşk yuvası kuracak olan gönüllü gelsin.
Yakuttan ve zümrütten değil gönül sarayım.
Canansız cana yatıp da düşler mi kurayım?
Hayal dünyasında her an canan mı arayım?
Düşlerime girecek olan gönüllü gelsin.
Sabah akşam yetmedi, gece azıyor sızım.
Bundan kelli, zulmet-i âlemde ben yalnızım.
Mutluluktan yana hep talihsizim, şanssızım.
Mutluluğu verecek olan gönüllü gelsin.
Saftım, kara bahtımın karasını bilmedim.
Şu gönül defterinden karalayıp silmedim.
Şu kısacık ömrümde bir gün olsun gülmedim.
Yüzümü güldürecek olan gönüllü gelsin.
Ah ulan Gayretli! Kaç kez vuruldun, ölmedin?
Akıllanmadın, doğru dürüst bir yâr bulmadın!
Sen niye karar verip, kararında durmadın?
Nefsi uslandıracak olan gönüllü gelsin.
İZZET GAYRETLİ
T. R. 02.02.2022
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 20:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!