Gönül Sıcağı Şiiri - Mehmet Hanifi Erdinç

Mehmet Hanifi Erdinç
81

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Gönül Sıcağı

Dışarıda kar boran, dağların alnı ak ve kederli,
Yollar mühürlenmiş yârim,
Hava ayaz bir bıçak gibi keser teni.
Varsın buz kessin pencereler,
Varsın kapansın tüm geçitler,
Kuşlar kendi gurbetinde sığınacak yer ararken,
Bizim kavgamız başka...
Bizimki, rüzgârın uğultusuna boyun eğmek değil.
Bizim kavgamız aynı merhamette birleşip,
Aynı sevdaya boyun eğmektir.

Mevsim dediğin bir uğrayış,
Devrandır bu elbet döner.
Bugün ayazın hükmü sürerse,
Yarın güneşin müjdesi iner.
Asıl korku, toprağın donması değil,
Asıl kıyamet, insanın insana sırtını dönmesidir.
Dalları kıran fırtına diner de,
İçeride sönen o kadim ateş, bir daha harlanmaz.

Yeter ki gönül soğumasın.
Yeter ki o gizli bahçede merhametin suyu kesilmesin.
Çünkü gönül bir üşüdü mü,
Kırk güneş doğsa ısıtamaz o tenhadaki kör kuyuları.
İnsan, insanın gurbeti olur o vakit,
Söz solar, bakış donar,
Umut bir mülteci gibi terk eder bu şehri.

Biz ki çatlamış toprakların,
Nasırlı ellerin yetim çocuklarıyız,
Güneşi cebimizde taşımayı öğrendik o karanlık dehlizlerde.
Varsın havalar ısınmasın hemen,
Varsın bahar geciksin.
Göğsümüzdeki bu har baki kaldıkça,
Karların altından başkaldıran o asi çiğdemler gibi,
Yine çiçeklenir, yine direnir, yine severiz.

Zira bilirim,
Gönlü sıcak olanın mevsimi her daim bahardır,
Ve sevda,
Bu çetin kışın tek ilacı, tek panzehirimdir.

Mehmet Hanifi Erdinç
Kayıt Tarihi : 17.1.2026 10:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!