Bana "karanlık" dersin, oysa ben sesle görürüm, Bastonumun sesinde, bin bir yola yürürüm. Engel bedende değil, bakıp da görmeyende, Asıl pranga kalmış, paslanmış o zihinde.
Siz surete bakarsınız, ben ise özü duyarım, Her nazik dokunuşu, bir can borcu sayarım. Erişilebilir bir dünya, tek davam ve mülkümdür, Zalimlerin suskunluğu, kalbimdeki dökümdür.
Göz devre dışı kalsa da, ruhun teni hür kalır, Dürüstçe seven her kalp, elbet bir yol bulur. Işığı dışarıda arama, o senin içindeki nâr, Bizim dünyamızda sevgi, en aşılmaz bir hisar.
Sokaklar dar gelir bize, kaldırımlar birer set, Oysa asıl engeldir empatiye duyulan nefret. Bir web sitesi açılmaz, bir kapı çalınmazsa, İnsanlık yarımdır, kalpler dürüst kalmazsa.
Bilişimle ördüğüm bu ağlar birer köprüdür, Erişilebilirlik, ruhun en saf özgürlüğüdür. Kodlar dile gelir, "ben de buradayım" der, Görmeyen gözlerim, binlerce ışığı müjdeler.
Yıkın o duvarları, kalbinizle dokunun dünyaya, Bırakın bu körlüğü, gelmeyin artık bu oyuna. Karanlığın şairi der ki; yolumuz dürüstlük yolu, Sevgiyle bakan gözün, her daim ışık olur kolu.
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 20:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!