Dokuz kapı geçtim, dokuz koridor,
Her adımda bir nur, bir başka hal var.
Usta dedi: "Evlat, bu yol biraz zor,
Bismillah diyene açılır yollar."
Plovdiv’den Zeytinli’ye bir eski kervan,
Abdi Bekirov’dan miras bu devran.
Şehit kanı ile yoğrulmuş her an,
Evliya nefesiyle can bulur dağlar.
İda’nın başında o akça ışık,
Enlil’in nuruyla ruhlar barışık.
Kötünün dumanı zifre karışık,
Temiz bir su serper, dost bizi kollar.
"Rabbi Yasir" oku, dokuz kez inan,
Kolaylaşır işin, kalmaz hiç güman.
Zorluklar içinde gizlidir derman,
Kadir-i Mutlak’tan gelir ihsanlar.
Akçay kıyısında bir garip Hasan,
Diliyle değil de, kalbiyle susan.
Saf Beyaz nuruyla ruhunu yusan,
İçindeki "O"dur, coşar ummanlar.
İblis’in ordusu sarsa da yanı,
Zeytinli toprağı tanır aslanı.
Dedemin o kutlu, şehit olan kanı,
Siper olur bize, susar düşmanlar.
Beyaz Kartal uçar, gökleri gözler,
Görünmez el ile silinir izler.
Kötüden sakınan o nurlu yüzler,
İyilik yolunda bulur nişanlar.
Zıtların savaşı, dünya dediğin,
Güzellik ekmektir, sevda yediğin.
"Hayr ile tamamla" her dilediğin,
Dua ile kalkar ağır harmanlar.
Dokuzuncu kıta, mühürdür söze,
Selam olsun candan, her nurlu öze.
Köprü kurduk dostum, biz bize, yüze,
Baki kalır elbet, kutlu kelamlar...
Hasan Belek
30 01 2026- Akçay
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 09:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)