Gözlerim neşeyle açılmamış ki hayata..
Beşinci sıradan doğmuşum ben.
Nasıl bir girdaba düştüğümün farkında bile değildim.
Ne baba vardı yanıbaşımda, ne bir akraba.
Elin toprağı yabancı, insanı da bencildi.
Doğum lekesi gibi yapışmış yalnızlık yakama.
Herhalde annemin sonuçsuz çırpınışlarıydı beni hayata bağlayan.
Anne, bir erkeğin her şeyidir.
Bunları bilmeni istiyorum kızım!
Çünkü ben de isteyerek doğmadım.
Ruhum bensiz kabullenmiş bu sorumluluğu.
Söz sözdür yine de...
Beni ben yapan öz, ruhum değil mi zâten!
Yakışır mı kendini inkâr etmek insana?
Yakışmadığı için kendim öğrenmek zorundaydım eğri çizgilerdeki doğruları.
Doğrusu bu ya çok cahildim.
Yolun başımda duyularımın saflığına sığınıvermişim.
Ceryan teline konmuş çaresiz serçeler gibi,
Çakıl taşlarının insafına bıraktım hayallerimi.
Tozlu ve karanlık yollarda açıldığında heybem,
Tüm servetim yollara saçıldı.
Kalmadı hiç birikmişim.
Çıplak kaldım kızım, çırılçıplak...
Eksik her duyguyu bu yolda tanıdım ben.
Kâh yürümekten, kâh koşmaktan içime dönemedim.
Mutluluğu tadamadım meselâ.
Ahh o kelimeden ibaret kalan duygular,
İçimde kocaman bir boşluk bıraktılar.
Bilemiyorum ürktüm belki..
Evet, korktum hem, yabancıladım da...
Bilir misin yalnız yolculuk bunların üçüdür.
Hayatı pas geçmiş gönlümün göçüdür.
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 11:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!