Gönül Burcunda Mehtap...
Sessizce hep yükselir, ruhun beyaz nefesi
Gökten inen bir hırka, örtünürken bu cana
Selam durur kainat, bu ilahi ihsana
Kırılır kafeslerin, pas tutmuş o dar sesi
Duyulur ötelerden, vuslatın o bestesi
İze dalıp şaşırır, aklından hüzün geçen
Dize yenik düşecek, manada nuru seçen
Sıyrılırken karanlık, ufkumuzun ucu nur
Gözler mehtaba dalar, gönül derya kesilir
Kelimeler yorulur, sırlar yere serilir
Varlıktan geçmeyene, nasıl gelir bu sürur?
Ezelden bir sözümüz, ebede dek bir vakur
Hıza dalıp şaşırır, aklından zaman geçen
Haza yenik düşecek, fanide kârı seçen
Gök sofrası kurulur, yıldızlar tek tek yanar
Bir kandil gibi parlar, içimizdeki mabet
Yolcu yolunda gerek, bitmelimi bu gurbet
İdil’in sinesine, bir süt beyaz nur konar
Susuz kalmış dudaklar, hep o Kevser’den kanar
Öze dalıp şaşırır, aklından gölge geçen
Köze yenik düşecek, yanmayı yârı seçen
Demlenir sabır taşı, sükutun imbiğinde
Bir sonsuzluk frekans, yankılanır derinde
Her şey yerli yerince, o en kutlu yerinde
Sultanlar dize gelir, aşkın şu eşiğinde
Uyanır can uykusu, marifet beşiğinde
Dize dalıp şaşırır, aklından gurur geçen
Gize yenik düşecek, tevazu varı seçen
Hangi rüzgar savurur, hakikatın tozunu?
Hangi nehir durulur, varmadan o denize?
Kader kalemi yazar, ne hacet hiçlik söze?
Süreriz bu sahranın, bitmeyen o izini
Alnımıza sürmüşüz, toprağın en azını
Düze dalıp şaşırır, aklından sefer geçen
Gaze yenik düşecek, menzilde koru seçen
Berat kandili gibi, her geceyi nur eyle
Gönül bir destan yazar, adı o İdil olsun
İsterse koca dünya, kederle gamla dolsun
Yine o kutlu dili, daim sürur eyle
Şu fani alemde sen, aşkı bir huzur eyle
Söze dalıp şaşırır, aklından kibir geçen
Göze yenik düşecek, sonsuzda hürü seçen...
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 22:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!