Gönlümün yükünü sardım sırtıma
İçimde dinmeyen fırtına kaldı
Boyun eğdim bugün her şartıma
Gözümde kurumuş bir pınar kaldı
Sessizce kapıdan çıkıp giderken
Vedalar ruhumda derin bir diken
Vuslat hayalleri henüz çok erken
Elimde koca bir hiç karar kaldı
Sitemim kendime, ne sana ne aşka
Yollarım ayrıldı, her yer bir başka
Dönüp de bakardım olsaydı keşke
Mirasım sönmeyen bir yanar kaldı
Gölgeni siliyorum bastığım yerden
Vazgeçtim artık o nazlı değerden
Kaderim böyleymiş, yazılmış ezelden
Bahtıma bitmeyen bir efkar kaldı
Bakarsan aynaya beni görürsün
Kendi hayalinle her gün ölürsün
Yükledim derdimi, artık yürürsün
Sana da bitmeyen bir intizar kaldı
Ne bir iz bıraktım ne de bir adres
Düğüm düğüm oldu içimde nefes
Sanki dünya bana dar gelen kafes
Ruhumda kapanmaz bir hasar kaldı
Zamanın eliyle silindi yüzün
Yerini doldurdu amansız hüzün
Söylenecek her şey tükendi güzün
Dilimde lal olmuş bir ikrar kaldı
Artık ne bir ışık ne de bir umut
İster beni hatırla, ister beni unut
Gönlümde devrilen o son tabut
Toprağa gömülmüş bir bahar kaldı
Garip Murat der ki; söz bitti bugün
Çözüldü içimde o kördüğüm düğün
Bitti bu hikâye, söndü bu sürgün
Ardımda savrulan bir avuç kar kaldı
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!