Avluda bir gıcırtı,
Eski bir sandalyenin kırık bacağı,
Hiç konuşulmamış yılların ağırlığı,
Durur orda öylece gölgeler içinde.
Ne ayak sesi var ne bir nefes,
Bir zamanlar gülüş düşen taşlarda,
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta