Yaşamak boşuna sensiz. Ağlarım hergün kaderime. Ğökyüzü bile karanlık. Masmavi hayat neyime. Umurumdamıdünya.
Rüyalarımda sen.heryerde sen.
..
Atomu parçalanan madde
önceden bilmez gittiği yeri
Adressiz mektup atar
gri uçaklar yeryüzüne
Sen bilirsin gökyüzü
Şehirler neden sızlar
..
Ellerimi bağlayıp gözlerimi yumarak kucaklamaya çalıştığım ne olduğu belirsiz kuralları şaibeli hayattan aciz irademi bir kez daha kutlayarak gidiyorum. Sonları hep sevdim. Başlarken ki hevesleri hatırlatır bana kundaktaki beyazın kefenden ne kadar açık rengi olduğunu öğretti; İlkokul önlüğümün mavisi… Kime ne? Beni ne ağlattı ne güldürdü. Müsaade istedim insanlardan yalancısı buyur etti haini buyur etti vefalısı kal dedi. Mutluluk Gökyüzü kadar yakındı ama ben yine renkleri karıştırdım. Mazlumun ağlamasını beklerken zalimin kahkahalarını duydum. Şimdi duyduğum kin ise zalimi korkutur. Kalktım gideceğim hepsi aynı yerdeydi ve gittim. Çünkü bu çelişki artık kalmamam için muazzam bir sebepti… Masal olmaz olmadan da masal kuşu olmaz o kuş uçmadıysa eğer kimsenin suçu olmaz....
..
Gökyüzü yine Geceliğınin altına birşey giymemiş. Hava da kara bulutlar kol geziyor. Yarının iyi geçmeyeceğinin bugünden habercisi. Her yeni güne sensiz başlıyor olsam bile. Her gece seninle yatıyorum. Uyandığım da kahvaltı istemiyor sa canim. Bil ki o gece rüyalarımı süslemiş sin.yok eğer uyandığım da kırıyor sam herkesin kalbini bil ki Gözümü senin koynunda açamadıgimdan dır. Yokluğunun fukarasıyım bu aralar. Öyle ki hasretim sana. Öyle ki hastayım sana..
..
ne gökyüzü yas tutar
ne de ay ağlar gecede
sanma ki gül konuşur
şair ağlar hecede
..
O garip bulut,
Ufuklarda bile görülmez,
Rüzgarlarla savrulmuş uzaklara.
Öfkesini atmış içine,
Yağmur taneciklerinin düşmediği,
o garip ülkeye.
İsyanı yaşamış, almış dersini,
..
Düşmüş aşkın ağlarına
Kıvranmaktadır balık
Hey balıkçı çek ağları
Hey balıkçı çek ağları
Kıvranmaktadır balık
Fırtına yelkeni olmuş
..
Mevsimlerden kış ve soğuk bir gece
Gökyüzünü karabulutlar kapladı sessizce
Sonra bütün hiddetiyle çaktı şimşekler sinirlenircesine
Ben yine ürkek bir çocuk gibi ürperdim
Bilirsin gök gürültüsünden ,şimşekten ne kadar korktuğumu
Yorganın içine saklandım sesleri duymamak için
Seni aradı bedenim titreyerek,bedenin sarsın diye
..
kuşlar şarkılar söylüyor bu sabah
güneş en güzel rengiyle doğuyor.
gökyüzü deniz misali,
rüzgar hiç olmadığı kadar tatlı.
ben hiç olmadığım kadar mutlu ve hayat doluyum.
peki kalp hiç mutluluk şarkısı söyleyerek çarpar mı?
..
Hey gidi gökyüzü...
Berraklığınla yaşarsın..
Biz sende büyüleniriz,
kayboluruz..
Hey gidi gökyüzü...
Sen yeryüzüne baktığında,
..
Yansımalar
Uçurumun Kenarındayım… Gökyüzü Alaca Karanlık… Etrafta Hiç Kimsecikler Yok,… Çığlık Atsam Kendimedir Yankılarım…Nasıl Geldim Buraya Bilmiyorum…Birazdan Yağmurda Yağacak Bulutların Dansı Başlamış… Besbelli Bu Benim Daralan Yüreğim…Ne Garip Duygudur Kendini Dar Bir Çemberde Hissetmek… Kıpırdayamadan Sağa Sola Dönmek…Her Şeyin Farkında Olmak Ama Elleri Kolları Bağlı Durmak…Düşünmek Hissetmek Ama Manasız Anlamsız Yaşamak… Bu Da Benim Kendime Olan Yansımalarım…
13/01/2010
Tayfun Bulut
..
bugünlerde havada bir sıkıntı var
yalın ayak dolaşıyor çocuklar
yollar ıslatılmış delikanlılarn teriyle
ve gökyüzü masmavi en beyaz tarafından
sahi,
sizin oralardan da görünüyor mu bizim gökyüzü?
..
Bardak, bardak içilen çaylardan sonra, güneşin hafif hafif kaybolması… Gökyüzü görebildiğimiz kadar mavi, yeryüzü duyabildiğimiz kadar sesli…
Ben kaybolmuştum eski, dar sokaklarda bir zamanlar.
Parmaklarıyla oyun oynayan çocuklar vardı. Oyuncaksız. Belki bende oynamışımdır. Belki de hiç oynamamışımdır. Sevmişimdir bakışları kuyu gibi bir kızı.
Ben kaybolmuştum eski, dar sokaklarda bir zamanlar.
Fakat kaybolduğun yer, senin memleketindir. ‘Kaybolmak’ kelimesi ne işe yaramaz bir kelime. İnsan kaybolmaz, yer değiştirir. Kim bilebilir ki kaybolduğunu ya da olmadığını.
Gökyüzü kahverengileşmişti. Son uçuşlarını yapan kuşlar, mavilikleri topluyordu bir sonraki güne…
Göçmüştüm, yerleşmiştim o yerlere…
..
Gökyüzü neden uzak?
Kuşlar içinde böyle midir?
Nedir bu yüksekliğin sebebi?
Ulaşmak yoksa hayal midir?
..
Gökyüzü çok hüzünlü bugün.
Durmadan ağıtlar yakıp ağlıyor.
Karalar giymiş üzerine.
Çarpıyor başını oradan oraya.
Neden bu kadar dertlisin gökyüzü.
Küskün müsün insanlığa.
Senide bitirdi hırslarımız değil mi?
..
Ey gökyüzü
Ey deniz
Ne arıyorsunuz şu kızın
Mavi gözlerinde siz
..
ESKİDEN ÇOK ESKİDEN! ! ! !
Eskiden sevgi taşardı yuvalardan bahçelere,şimdi yorgunluk ve mutsuzluk! İnsanların gözlerinde yıldızlar barınırdı.Neşe saçardı gülüşler,kahkahalar savrulurdu,şebboyları kıskandırırcasına.Sadakat vardı,sevgi vardı,huzur vardı.Şimdi hayata bezginlik ve hep şikayet.Bir kişi çalışır,bin kişiye bakardı.Bolluk ve bereket taşardı yuvalardan.Şimdi bir bereketsizlik,bir fakirlik ve sevgi açlığı.Yuvalardan gelen çocuk sesleri,çocuk acılarına ve çığlıklarına dönüştü.Yuvalarda yetimlik,öksüzlük kol gezmeye başladı! İslam dininin mükemmelliği unutulur oldu! Allah korkusu,peygamber aşkı,kuran sevgisi yaşanır olmalı yuvalarda! Sevgi öğretilmeli çocuklara! Öksüz büyümemeli hiç bir çocuk! Dinimiz güzel yaşanmalı ve yaşatılmalı! Sabır erdem olmalı! Sadakat ve sevgi ölümsüz! Bir kalbe bir sevda sığdırılmalı! Yuvalardan mutluluk ve sevinç çığlıkları taşmalı! Kadınlar ağlamamalı! Dudaklar beddua,için değil,dualar mırıldanmak için aralanmalı! Çocuk şarkıları yayılmalı bahçelere,kuşlar,ağaçlar,çiçekler,bulutlar ve gökyüzü şahit tutulmalı mutluluğa! Aşk ve sevda yaşatılmalı sonsuza dek! Mutluluk var olmalı! ....şair Hülya Kaya
..
FELLUCE,
KANDAHAR ve ATLAS
-1.
baştan başa gökyüzü… kırılmış aynadan
..
Yağdırsan da yıldızları gözlerime
Derme çatma gönül köşküme
İstemem
Bir mum yansın usul usul
Yeter bana
Ey gökyüzü
Güneşin sende kalsın
..
Anadolu ya doğru ilerlerken yol,zaman yeşilin bozkırına doğru götürüyor beni. Tarlaları yaşam çizgisiyle bölenler her öbeği başka bir renge boyamış. Gelincik tarlalarına,gökyüzünde ne kadar yıldız varsa birer ışıltı göndermiş. Kasabalar,köyler,şehirlerden geçen yol yaşam odalarının başka bir anahtarına uzanıyor. Arı kovanına çomak sokmak gibi bir şey yaşamak ve incinmekse bunun bir parçası; ben üzerime düşeni yeterince yaşadım. Bozkır göz alabildiğine geniş,alabildiğine yeşil,anı biriktirmek için dağları gözlüyorum. Sessizliğe doğru yolun üzerinde kayar gibi ilerliyoruz,mevsim değişiyor geçen zamanla birlikte,bu değişimin içinde yüzüme birde bozkır çizgisi ekliyorum. Arada bir yanından geçtiğimiz göller göl değil de gökyüzü sanki bulutlar yüklü hepsi. akşam üzeri menzile varan kuşlar gibi etrafı gözlüyorum; bir aynanın üstüne çıkıyorum birden gölgem ben oluyor bütün gölgeler gerçek oluyor. Hiç bir şey yalnız değil yansımalar gerçek kadar güzel,zamanı bile ikiye katlıyor dünya. Akşam kan çanağına dönmüş gözlerin gibi soluyor,gitmekten mi? yoksa ardında bıraktıklarından mı? Bir çift suna konuyor yaşamımın kumsalına,ıslıklı bir aşk dansı başlıyor beni umursamadan,bense hüzünle bakıyorum yani yaşamların geleceği dünyaya. Ay yükselirken bir lokma koparıyorum, bir lokma,bir lokma daha sonra dolunaylar doğuyor içime.
04
..



