Yurdundan kovuldu bedenler bozkırda, mühürlendi yuvaları,
Parçalandı kilitler bozkırda, incindi ruhlar,
Çamurlu patikalara süzüldü kalabalıklar,
Bırakıldı arkada geçmiş ve kitabeler, yas tutuyor bozkır,
Feryatlar ve hıçkırıklar, takip etti izleri.
*
Terk edildi arazileri,
Kültürleri, sunakları,
Havasını, coşkusunu, rengini yitirdi,
Mevcut değil artık, o diyarlarda,
Geçmişin, en köklü ve en heybetli mermer sütunları.
*
Dikenli sınırlara yürüdü göçmenler,
Bilinmeze, leke sürülmesin diye yarınlarına,
Hedef alındığında, engerek kini ve sırtlan pençesi tarafından,
Koyu bir keder miras kaldı, o mültecilerden geriye,
Daima, o sınır boylarında asılı kaldım,
Bilincim sızladı gülümsedi,
Sahipsiz gezindi fikrim.
*
Beşeriyetin en yaşlısı, ilk sözü, ilk topluluğu, ilk örgüsü,
Atılmış vatanından, kutsal, kabileci, karanlık zorbalığın baskısıyla,
Bir enkazlar gezegenini anımsatıyor, şimdi o vadi,
Zapt etmiş, zehirli sarmaşıklar,
Bulunmaz estetiğinin nabzı, soluğu, özü, maddesi.
*
Çekilmiş zarafet, tükenmiş soluk,
Geriye, yalnızca sanrılar kalmış,
Vadi insanının ritüelini, inancını, kutlamasını, yakarışını,
Gasp eden, bağnaz güruhun kurnazlığıyla.
*
Yontma devrinden beri saklanan, estetik ustalığın,
En zarif motifleri ve en ahenkli manzaraları,
İtelenmiş, kakalanmış, mahvedilmiş ve silinmiş,
Sanrılara teslim edilmiş mekanları,
Fiziğin, resmin, şiirin.
*
Kutsanmış masallarla, zihinleri boğan bin yıllık duman,
Silik belleklerde bile, öğretiden yoksun yetişen kuşaklar,
Gönül ve beyinlerindeki hisler filizlenmez, kök salmaz, düşünceleri işlemez.
*
Ayın, toprağın, rüzgarın ve gezegenlerin tutkusuyla,
Göz feriyle, bilek gücüyle, kil ve çamurda mucizeler üretenler, nerede şimdi?
Anadolu şafağının esmer yüzleri, cesur yürekler, Hattiler, Lidyalılar, İyonyalılar,
Nerede bu antik topluluklar?
*
Kızıl bir hiçliktir o vadi,
Devasa heykeller gibi, göğüslere çöken putların gölgesi altında,
Mat bir boşluktur, dört yön ve nefes almak bir yokluktur,
Ademoğlu için, çaresiz bir dilektir,
Kurak düzlükte, pınar düşlemek.
*
Döner evren, kendi yörüngesinde,
Vakit geçer, devir geçer, çağ geçer,
Zaman gelir, toprağa kin yerine, bereket düşer,
Yıldız parlar, zindanlar yıkılır,
Taze bir varoluş tutkusu, baş verir yıkıntılarda.
*
Kumunu avuçlarsan, gurbet mazidir,
Kayasını avuçlarsan, efsane olur,
İnançların, destanların ve insanlığın, bütün serüvenlerinin dokusu, lifi, sevdası, ahengi,
Asırlardır, gurbetin kayasında ve kumunda barınır.
*
Ejderha,
Griffin, Hydra,
Leviathan, Wyvern.
*
Antik söylenceler yarattı onu,
Saçıldı sonra miti,
Batı'nın ötesine, Okyanus'a dek,
Meskeni Olimpos Dağı ve Amazon'daki sislerin gerisi,
Mısır'da ve dehşet tepeleri Andlar'da,
Aynı vakitte Keltler, İskandinavlar ve Slavlar da, kendisine yer vermişlerdir.
*
Her lisanla, çağrılır bu kuruntu,
Cismi yok, hiçbir koordinatta,
Ürpertinin imal edip, sarmaşık gibi doladığı,
Beşeriyetin bilgisizliğinden ve hamlığından büyütüp, yarına sürüklediği,
Düşlerde değil, somut yaşamda doğup da barınamayanların,
Çaba üretimlerinden, cayanların limanıdır.
*
Dokunmatik ekranı, ağı parmaklarından bırakmayan,
Bakışlarını, monitörden çekmeyen,
Bireylerin şuurunda, ne görevi var bunların?
*
Temelsiz yangınlarda sönmeye, savrulmaya ve yana yana toz olmaya,
Devam et, hayal aleminin silüeti Ejderha,
Yutul denizlerde ve boşluklarda,
Yavaş yavaş sürüklenip, aklın ve değişimin ırmağında,
Çözülüp git ve bir daha torunlarımızın çağına uğrama!
*
Yatak yok artık masalına, rüyamızda dahi,
Dağıttı efsaneleri, zapt etti galaksileri,
Akıl, başını stratosfere çevirdi,
Takılma bireylerin ardına, şuursuz mecnunlar gibi.
*
Sureti eskimiş ama son dönemlerde,
Ticaretin uşağı tarikatlarca, tekrar parlatılan,
Koyu cübbeli musibeti, defettikten sonra,
Esas rotamız olan, o kadim nehir yatağına dönüp.
*
Dize dize, örebiliriz öykümüzü,
Samanyolu'nun parıltısına bakıp,
Ninova, İskenderiye ve Palmira'nın, evvel ve ahir yolculuklarına.
*
Ve çöl kökenli öğretilerin,
Akbabaları gülümsettiği sanılan, göksel hikayelerine.
Kayıt Tarihi : 29.12.2025 20:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!