Ne oldu gök kuşağındaki renklere.
Gözlerindeki pırıltıya, enerjiye, karabulutlar mı sindi.
Yokluğunun dayattığı sözcüklerin başına acı kelimesi mi oturdu.
Bir yunusun uçma isteğiyle benim özgürlük anlayışımın ne farkı var ki.
Belleğimizdeki anılar bilinmeyen duygulara dönüşürken, benliğimizle birlikte çürüyorduk ne bir çıkış ne de bir aydınlık vardı ufukta.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta