Güneşli bir günde,
Yağmur yağarken,
Yürüdünüz mü hiç?
Güneşin sıcaklığını,
Yağmurun serinliğini,
Hissettiniz mi teninizde?
Hiç aldırmadan yürürsünüz.
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Gökkuşağı
Güneşli bir günde,
Yağmur yağarken,
Yürüdünüz mü hiç?
Güneşin sıcaklığını,
Yağmurun serinliğini,
Hissettiniz mi teninizde?
Hiç aldırmadan yürürsünüz.
Yağmur tanelerinden
Islanan yüzünüze,
Güneşin sıcaklığı dokunur.
İşte o zaman:
Herşeyi unutmuş bir huzur,
Yüzünüzden okunur.
Başınızı gökyüzüne kaldırdığınızda,
İnanılmaz olayı görürsünüz.
Bir çok rengi bir arada gördüğümüz
Bir tabiat harikası:
İşte Gökkuşağı.
Sevdiğinizle elele tutuşup,
Altından geçmek istersiniz,
Ya da üzerinden kaymak.
Hayır ulaşamazsınız!
Çünkü o gerçek, ama hayal gibi.
Yağmurla güneşin birlikte yarattığı:
İşte gökkuşağı.
Şenay Erdoğan
İŞTE GÖKKUŞAĞI İÇİNİZDEN RENKLERİN HEPSİ BÜTÜNLEŞSİN ÇÜNKÜ GÖKKUŞAĞININ TÜM RENKLERİ BİRLEŞİNCE BEYAZ OLUYORMUŞ .TEŞEKKÜRLER.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta