Sen ağlarken,
yüzüne baktığımda,
Güftesi değişen bir şarkıydı
içten içe söylediğim,
Ağlayınca gözlerinin içi ağlıyor
Kendimi senden alamıyorum
Seni bekliyorum
Ilık meltem tadını verdiğin ayazda,
Dimdik duran bir heyecan kitabesiyim
Satırları boş,
İfadeleri boş,
Bir tek sana hitap ederim,
Günler, geçip gitti hızlıca,
Güller, soldu kaldı mahsunca,
Bülbül, ağlamıştı gizlice.
Kaç yılda ne güller gitti,
Bülbülün takati bitti.
Bir gece yarısı...
Sokaklar huzurlu.
Tüm ışıklar sönük,
Tüm evler huzurlu,
Gece yatağında,
Tatlı uyku çeken,
Bir yaprak düşerse ağır ağır,
Bil ki o gün, ben yaşamıyorum.
Bir sonbahar günü rüzgar esince,
Bir yaprak düşünce ağır ağır.
Bir ışık parlarsa yanağında,
Gümüştendir yüreğim
Engel tanımaz
şimşeklere uzanma arzusu.
Çarpılırda yıkılmaz,
Eller ne bilsin ki
akıl sarhoştur
Uykusuz kaldım,
Huzursuz dolaştım,
Hüzün dalgalarımla,
Dağları aştım.
Sen elini bana
Bağrımda ayaz var
donuyor içim,
Kimseler aldırmıyor
Utansın eller,
Üşüyen gözlerimle
sana puslu bakarım,
Şehre düşmüş ceylan
Küsmüş hayata,
Ne yana bakarsa baksın
Gözbebeğinde binalar
Çaresiz ceylan
Bırak zaman yatağında aksın,
Ölüm hayata şah çekmektir,
Sonrasında mat etmek.
Mat olacak bir hayat,
Neden bana dert olsun?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!