Oysa ne çok gezdirmiştim gövdemi
Dolaşmanız muhtemel semtlerde
Söz vermiştim, rastlarsam
Uzaktan bakacaktım tereddütsüz
İncinmeyesiniz diye profilinize.
Gülüşünü bir yerlere yazmalıyım
Bir yağmur tanesine çizip
Boynuna astığın gülüşünü
Başka türlü saklamak
Mümkün değil.
Sustuğun saatlerde nilüferler uyuyor,
Ve ilk kokusunu salıyor rüzgâra
Acemi bir nar çiçeği...
İnci olayı düşler artık
İnce Hüzünler Senfonisi
Bu bölümdeki şiirler
Mustafa Ruhi Şirin, Ethem Baran,
İsmail Karakurt, H.Salih Zengin,
Ey çocuk,
Kaldırımlar seni
Genç kız sanıyor
Ayağına üç numara büyük gelen
Topuklu ayakkabın
Hayatla seni akran kılıyor.
Ölümü biz gömdük anne
Yedi yaşındaydım henüz
Sokağımızın çocuklarıyla
O yaralı serçe yavrusunu
İncitmeden koyduk toprağa
Gözkapaklarının arasından
Gül, yaprağına döküyor
Bu sabah şebnemini
Uyan,
Şimdi tam ellerinin mevsimi.
Arefe günü vitrinleri
Seyre dalan çocuk
Sergilenen giysileri
Kendi üstünde sanır
Gözgöze gelince
Alçıdan yaşıtıyla
Ellerinin küçüklüğünü bilmiyorum
Yine böyle olmalı:
Sıcak, mahcup ve tedirgin
Bir gülün kanattığı
O derin
Kesiğin izi duruyor teninde
- Taliban Afganistan’da çocuklara
uçurtma yasağı koydu.
Kuşların kulağına
Fısıldıyoruz
Pislesinler diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!