Göğe asılmış bir dua gibi dalgalanıyorsun ey bayrak!
Her kıvrımında şehitlerin suskun çığlığı,
Her rüzgârında anaların gözyaşıyla yoğrulmuş bir ağıt saklı,
Ben seni sadece bir bez sanmadım, ben seni bir milletin kalbi bildim,
Koparsa dünya dağılır sandım.
Bir gece vakti;
Toprağa düşen bir askerin son nefesiyle titrediğin anı düşündüm de, ey bayrak!
Sen aslında ölümsüzlüğün ta kendisisin,
Çünkü her düşüşte yeniden doğan bir ruh,
Her karanlıkta yeniden yanan bir umut oldun
Sen dalgalandıkça dağlar eğildi, denizler sustu.
Gök bile sana bakarken utandı kendi maviliğinden,
Çünkü senin kırmızın sadece renk değil,
Binlerce yüreğin aynı anda attığı son vuruşun yankısıdır.
Ey bayrak, seni indirmek isteyen her karanlık,
Bilmez ki sen bir milletin secdesisin,
Bilmez ki sen uğruna diz çöken değil, uğruna can verenlerin emaneti,
Bilmez ki sen yere düşersen bir milletin kalbi paramparça olur
Bir annenin titreyen ellerinde katlanan bir mektupta,
bir çocuğun babasız büyüyen gecelerinde,
bir askerin cebinde sakladığı son hayalde sen varsın,
sen aslında yaşanmamış hayatların, yarım kalmış duaların adısın
Sana bakınca sadece gurur değil,
içimi yakan bir yangın da büyüyor,
çünkü her dalgalanışında bir hikâye, her gölgenin altında bir mezar,
her rüzgârında bir vedanın kırık sesi var
ve ben her seferinde yeniden ağlıyorum sana bakarken
Ey bayrak, eğer bir gün sesim kesilirse,
bil ki ben de senin için susmuşumdur,
eğer bir gün gözlerim kapanırsa, bil ki son gördüğüm sen olmuşsundur,
çünkü sen bu milletin sadece göğsünde değil,
ruhunda taşıdığı sonsuz bir haykırışsın
Kayıt Tarihi : 21.3.2026 16:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!