göç ediyorum artık sen olmayan kervanlarla
her şeyin olacağına varır dediğim bir hatıraya
bugün varız yarın yokuz dediğim bir hayatta
artık dokunamadığım bir hatırasın...
göç ediyorum artık sana dua etmeyen kalbimle
içimde sana karşı olmaması gereken hislerle
her yolcuya onu gördün mü diye soran gözlerimle
artık dokunamadığım bir hatırasın...
..
ne zaman sonbahar gelir
leyleklerin göç zamanı başlar
ve başım yorgunluktan yüzüne düşerse
kalbin belki kalbimi o zaman anlar.
herkese göre yeşil olan renkler
seni bir gün ölüme götürdüler
ve bir daha sevmemek üzere söz verirken
bu dünyaya dair her şeyi bitirdiler
..
göç etti kalbimdeki tüm hatıralar
seninle ilgili olanlar ve olmayanlar
aradığımda bulmak istediğim
ama bulamadığım geçmiş zamanlar
şimdi!
anlamı yok artık bu şehre gelmemin
seninle ilgili tüm zamanları yoklamamın
çünkü bu rüzgar, bu dağ, bu taş
bir öldüğünü duysaydı ve bu dünyada olmadığını
..
kapı açık dışarda milyonlarca yeşil
elektrik tellerine konan beş on tane kuş
bu göç mevsiminde seni hatırlamak isteyene
vurulsaydı kalbinden, düşseydi yere bu düş!
ömrümün gizli kalmış bölümüne
yeni bir senaryo yazılırken
yeni olaylar ve yeni bir mücadele
bu dünyanın tüm kapıları kapanırken...
..



