Ne hoş estin ne hoş? Sevdanın yeli
Kışımı bitiren yazına kurban
Saçımı okşarken mazinin eli
Yüreğimde tüten közüne kurban
Karanlık ruhuma nur olup doğdun
Aşka aç kalbimi ümide boğdun
Susamış gönlüme sevgiyle yağdın
Denizleri yakan gözüne kurban
Merhaba sabrımın sırlı nidası
Merhaba sevdamın nazlı edası
Merhaba gönlümün sırlı odası
Uzanıp yattığım dizine kurban
Gülüşün kararan ruhumun mihri
İçimi eritti şavk'ının sihri
Unuttum kırk sene çektiğim kahrı
Anlıma kazılmış yazına kurban
Seni anlatmaya yetmez lisanım
Sana kâfi gelmez sözlü ihsanım
Sen de unutma ki bende insanım
Rahmanın çizdiği yüzüne kurban
Hoş geldin!..Kalbimin şakıyan sesi
Hoş geldin!..Mağrup'tan maşruk ötesi
Hoş geldin! gönlümün altın kafesi
Lekesiz, tertemiz özüne kurban
Hoş geldin! Dadaşlar elinin şahı
Hoş geldin! Gül yüzlü cemalin mahı
Bana yandan yandan ettin nigâhı
Yıllardır saklanmış gizine kurban
Hoş geldin! Dört mevsim sevgi derenim
Hoş geldin! Ruhuma güller serenim
Hoş geldin! Aybala’m, gönül yarenim
DEĞİRMENCİ ayak izine kurban
Mağrup:Batmış,Dibe çökmüş Maşruk:Doğmuş Nigah:Dikkatle bakmak,süzmek Mah:Ay Mihr:Güneş. Şavk:Parıltı. Rahman:Allah’ın ismi Giz:Sır
Kayıt Tarihi : 20.04.2026 21:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!