/bana bir şiir yaz diyorsun, içinde gökkuşağının yedi rengi olsun/
*
sabah mahmurluğumda bazen, güneş ışıklarından çok önce dolar içime
tarifsiz hüzün gibi iç acılarım, gözlerim boşluğumda sensizliğe düşünce
elimde değil ne yapayım, bir masalın yeni sayfasını tek başıma okumak
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




gökkuşağı ne vakit ağlar bilirmisin sen
rüyalar olmadığında ıssız gecelerde
ve sular menekşelenmediğinde dolunaylarda
taze başak kokuları duyulmadığında evrende
yürek kadehine dolmadığında şarabın rozesi
sen olmadığında birde sunacak ellerinle bana
geç bunları sevdiceğim bir kalemde hemde
asla olmayaklar ve ağlamayacak gökkuşağı
menekşeler birbirimize bakan gözlerimizde....
*kirazçiçeği*
Kıymetli Kaptanımmm;
sonunda bana da yazdırdınız ya böyle dizeler :))
tayfanız olarak gözlerim açık gitmeyeceğim demektir bu.
O güzel yüreğinize sağlık çokkkkk beğendim ve duygulandım.
yürek enginlerinizde tüm renklerin dansı olsun her daim ve çiçeklerim eşlik etsin sevgi yüklü saygılarımla bahar bahar coşkuyla...
Her yazdığın şiiri hayranlıkla okuyup, sonra varya ne diyeceğini bilememek; işte öyleyim şimdi.
Sen beni anlarsın sevgili Çeştepe. Başarılarının devamı dileğiyle...
Enver Özçağlayan
gökkusaginin bagladigi asklara atilan imzanizi gönülden kutluyorum tebrikler saygilarimla baki, selamlar
bEĞENİYLE OKUDUM,TEBRİKLER ÜSTAD,KALEMİNİZ DAİM OLSUN,SAYGILAR..
Çok güzel bir çalışma olmuş üstadım
Birden kendimi satırların arasında masal dinleyen bir çocuğa benzettim..Kelimelere dirseğimi dayadım ve gözlerimi kocaman açarak heyecanla dinlemeye başladım..Sonunda alkışlayacağım ya...Bekliyorum...Ama öyle bir kaptırdımki kendimi kelimelerin büyüsüne şiirin bittiğini anlamadım...Gözlerimle gökkuşağını takip ettim....Mutluydu ve kucağında sevinçli yağmurlar vardı....Tünellerden çıktığında gülümseyen güneş karşılıyordu...
Çok güzeldi Cevat Bey...
Gökkuşağının bütün renklerini hissettiren, düşsel bir yolculuğa çıkaran masal tadında dizeler mükemmeldi..tebrikler yüreğinize.. tam puanımla kutluyorum Cevat Bey
Harikulade,yorumsuz....
okurken yaşanıyor sanki....
size nicelerini yazmak,bizlere de okumak dileğimdir...
sizi kutluyor,eserinizi antolojime alıyorum.
sevgi ve saygılarımla
bana bir şiir yaz diyorsun, içinde gökkuşağının yedi rengi olsun...
tavşan kanı bir gül açar dudağının tadını bilen çay bardağında...
pencereme her gece aynı güneşi asarım, üstünde parmak izlerin...
taze ekmek kokusu gibidir buğday olup öpüşmek, sıcak tarlalarda...
eğer konuda hasret varsa, unutma ki yaprak rengidir kavuşmak...
cam göbeğine düşen ışık kırılınca çıkar ortaya, tüm saklı hazineler...
her karanlığın sonunda bulutsuz ve çalkantısız aynı aydınlık vardır...
şiiri oku ve kal yanımda, gidersen önce gökkuşağı ağlar, bunu unutma.
gökkuşağının yedi rengi ( kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, turkuaz, mavi ve mor ) ile davet ve sekizinci renk şiirdir. hayat ise kırmızı (kadın) ile mavinin ( adam, adem, ilk su damla) birleşimi bir mor renktir. bir mor boyun bağıdır. yedi renkli hayata şair bir sekizinci rengi ilave eder, şiiri.
sizin çizdiğiniz tablodaki gökuşağı resmi de usta işidir.
saygı ve selam ile cevat bey,
mehmet şakir karataş
öyleyse kal yanımda, bereket hangi tarladan fışkıracaksa orada olalım
çocuksu çığlıklarımızı yanımıza alıp, başaklardan başımıza taç yapalım
ekin boyu dereler aksın her yanımızdan, kağıt kayıklar yüzsün üzerinde
hem alışmış oluruz şimdiden bizde, yarın açılacak olursak açık denizlere.
CEVAT ÇEŞTEPE MODELİ VE USLUBU ŞİİRLERDE, İNSAN OKURKEN SANKİ UÇUYOR BİRYERLERE..DEĞİŞİK BİR RUH HALİYLE DEĞİŞİK İKLİMLERDE YOL ALIYORUM HOCAM ŞİİRLERİNİZLE..KALEMİNİZ DAHA NİCELERİNİ YAZSIN DİLİYORUM..ANTOLOJİME ALIYORUM PUANLARIN EN YÜKSEĞİ İLE
Bu şiir ile ilgili 113 tane yorum bulunmakta