Ayaklarımızdan silinen bir ışık vardı,
oradan anladım:
büyüye basmışız.
Kırık kanatlar kalmış geriye,
ne uçmayı hatırlıyorlar ne yere düşmeyi.
Sen bunları hiç düşünme,
git karış başkalarına.
Biliyorsun ki başka şansım yok.
Ben seni nasılsa bağışlayacağım.
…
Kendimi sokaklara atınca anladım.
Hıçkırıklarıma görünmeyen bir köşe gerekti.
Evde kalırsam payıma intiharlar düşerdi.
Kızma sevgilim utanma.
Benim hiç mutlu sonlarım olmadı.
Tenin,kokun,ellerin,gülüşün,
aşkla yaratılmış o şaheser yüzün.
zaten benim bahtıma fazlaydı.
Sende gidecektin elbette,herkes gibi.
…
Sevgilim,bendim çocuksu telaşıyla aşka düşen.
Sen tam bir yetiştin gibi gittin,ne iyi ettin.
Aldırma veliahtı sen olan acılarıma.
Her orman böyle teslim olur yangınına.
Masallardan tanıdığım bir prens olsanda,
bizden bir masal yazmayacaktı periler.
Bahaneleri de affedemez gerçek sevgililer.
Ama ben yine de bağışlayacağım seni.
…
Sevgilim,az kalsın kalbin olduğuna inanacaktım.
Yumruklarımda can veren aynanın
kanlı parçalarını yerden toplarken anladım.
Aşk namlusunun ucunda yaşamak yazgımdı.
Sen düşünme bunları,mühterih ol.
Senden öncekilerde gül ekmedi toprağıma.
Çok iyi oldu gittiğin,
hep senin ellerinden ölmek istemiştim.
Ölü bir meleğin kalbine adamıştım kendimi.
Sevgilim gitme nolur,çoktan bağışladım seni.
….
22.34,11 Ocak 2026
Esra NizamKayıt Tarihi : 11.1.2026 22:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!