GİT, sürgün düştü sözüme, konuşamıyorum
ayrılık çaldı kapını,sakın bakma
bakıp da kanatma sana akan yaşlarımı
ırmaklar içiripnehirler çoğaltma gözbebeğime
YIRT, yırt bütün şefkat damarlarımı Pençe-i Şir'e düşür bütün aldanışla
GEL, gel dediğin vakit kurmuştum Sırat-ı Müstakim'i ben kollarına git şimdi, mahşerimin ateşine dokunma...
TER, ter, Bezm-i Elest'in sıcaklığına müptela
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,




Bir su sesi düşürdün kıyısına kalabalık şehrin;
Esrarengiz düşler bıraktın ki bu yollardan;
Sen misin diye soran, diye yoran aklımı...
Sen misin gittiğinde acısı devşirme yüreğinin;
Yüreğinin gölgesine kıvılan!
EDEM! SENİN İÇİN...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta