GİT, sürgün düştü sözüme, konuşamıyorum
ayrılık çaldı kapını,sakın bakma
bakıp da kanatma sana akan yaşlarımı
ırmaklar içiripnehirler çoğaltma gözbebeğime
YIRT, yırt bütün şefkat damarlarımı Pençe-i Şir'e düşür bütün aldanışla
GEL, gel dediğin vakit kurmuştum Sırat-ı Müstakim'i ben kollarına git şimdi, mahşerimin ateşine dokunma...
TER, ter, Bezm-i Elest'in sıcaklığına müptela
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda...
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik
Anlayamadılar...




Bir su sesi düşürdün kıyısına kalabalık şehrin;
Esrarengiz düşler bıraktın ki bu yollardan;
Sen misin diye soran, diye yoran aklımı...
Sen misin gittiğinde acısı devşirme yüreğinin;
Yüreğinin gölgesine kıvılan!
EDEM! SENİN İÇİN...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta