Bugün Sümmani’ye vardı ayağım,
Âşkı bilmiyorsan bu yola girme.
İrfan ocağında tutuştu bağım,
Cahil bahçesinde sağ sola girme.
Gönül aynasını silmeden evvel,
Ham meyve dalında gülmeden evvel,
Kendi noksanını bilmeden evvel,
Amelsiz heybeyle dala girme.
Ekranlar ardında bürünme renge,
Sözünle özünü getir bir denge.
Girmemişken ruhun başka bir cenge,
Nefsin kalesine tuğ ala girme.
Adalet ararsın cüzdan içinde,
Vefa bir hayal mi zindan içinde?
İbadet gösteriş, fistan içinde,
Yalan dolan şekil şemale girme.
Doğruluk yolunda eğrilip bükme,
Elin tarlasına kötülük dikme.
Haram lokmaları mîdene çekme,
Mîzâna ağzı pis, hem sulu girme.
Huzur-u mahşerde kurulur divan,
Sırtından inince o süslü palan.
Her şeyin sonudur o kara ilân,
Âşıklar ölmez deyup çöle girme.
Mesut der; Âşık’ın gördüğü rüya,
Bizimki damladır, o koca derya.
Aldanıp geçiyor şu fani dünya,
Bakidir sandığın o kola girme.
Kayıt Tarihi : 14.07.2026 16:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Âşık Sümmani’ye saygı ve rahmetle...Etme şiirinden ilhamla...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!