Gözyaşları sel olmuş
Yağmur sularına karışıyor,
Bir adam var; elinde bavulu suratı asık
“Gidiyoymusun” diyor küçük çocuk
-..................
Herkes üzgün, herkes suskun
Hiç kimse cevap vermiyor
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Şimdi ben bu şiiri eleştireceğim. Ama bilmeni isterim ki ne söylersem söyleyeyim, hiç bişey gözlerimde şu an yaş olduğu gerçeğini örtemeyecek. Nasıl yoğun yazmışsan bu şiiri , yüreğimi hoplattın. Yani herneyse ben bu şiire bayıldım.
Çok zor olacak bu şiire bu hayranlıkla fikimi söylemek ama... diyeceğim şu ki, şiir yazarken seçtiğin kelimeleri biraz olsun gerçekliğin soğuk titreşimlerinden uzak tutabilirsin diye düşünüyorum.
Mesela gidipte çöktüğü koltuğun sağ tarafta veya sol tarafta olması , bir roman yazarının betimlemesi için çok önemli iken bir şairin tasviri için tamamen şiire bir külfet bence. Ve o koltuğa çökmesi yine bir roman , hikaye yazarı için bir eylemken, bir şair için malzeme olmalı. Yani aklıma şimdi iyi bişey gelmedi hemen ,ama mesela 'boş bir koltuğa çöküyor. Koltuk dertlerle doluyor' veya 'ayrılık boş bir koltuğa çöküyor' gibi. Tabii bunlar sadece benim fikrim.
Bilemiyorum ne kadar anlatabildim? Ama tekrar ifade etmek istiyorum ki bu şiir beni harab etti. Bu geri kalan herşeyi anlamsız kılıyor zaten. Ellerine sağlık harika olmuş. Çok beğendim.
Saygılarımla
İbrahim Tolga Özsoy
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta