Ben beni arıyordum bir vakit ,
Zifir karası gözlerinde, yitirmiştim aklımı.
Umutlar tozlu raflardaki ,
hırpalanmış albümlerde kalmıştı.
Düşlerim taze tomurcuk açmış gül ağacı;
Tükenmişliklerimle maziyi anarken,
adın gelse aklıma,
dudaklarım titriyor ismini anarken.
Yalnızlığım, kimsesizliğim ve bir de efkarım var yama
tutmaz heybemde.
Masallarda duyduğum bir sevdanın yangınında,
tutuşmuştu yüreğim.
Ellerim kelepçede,
dar ağacında bekliyorken infazım
gülümseyerek yürüyordum
vuslatıma ermeye.
Duy beni yabancı !
Rüzgarın fısıltılarında yanık türkülerim çalınırsa kulağına,
sana olan şefkatli bir aşkın nameleridir duyduğun o sesler.
Geceler beklediği gibi şafağı söksün diye
öyle bekledim seni,
kar altında güneşe hasret kardelenler misali.
Sen neredeydin yabancı !
Ben böyle mahkum edilmişken,
sırma saçlarının rengine.
Sen hangi değmezlerin kollarında kıymet yitirdin.
Gidiyorum yabancı !
Dönmemek üzere.
Ben beni kaybettim artık.
Kendimi kendimde arıyorum.
Gidiyorum ben yabancı!
Dönmemek üzere.
Dönmemek üzere...
Kayıt Tarihi : 29.07.2026 10:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!