Gidiyorum artık...
Ne kaldıysa hepsi senin olsun.
Duvarlarda asılı hayaller,
Yarım kalan cümleler,
Birlikte kurduğumuz yarınlar...
Hepsini sana bırakıyorum.
Ben yalnızca kırık bir kalbi alıp gidiyorum.
Bir de geceleri adını fısıldayan sessizliğimi...
Çünkü bu ayrılıktan bana kalan tek miras,
İçimde dinmeyen bir sızı oldu.
Ne çok inanmıştım bize...
Bir ömür aynı gökyüzüne bakacağımıza,
Aynı yağmurda ıslanacağımıza,
Aynı yaşlılığa yürüyeceğimize...
Meğer ben geleceği kurarken,
Sen çoktan gitmeye karar vermişsin.
Gidiyorum artık...
Kapını çalmayacağım bir daha.
Adını rüzgâra emanet edeceğim,
Sesini anılarıma gömeceğim.
Belki özlerim,
Belki geceler yine canımı yakar,
Ama dönmeyeceğim.
Sana kızmıyorum artık.
Kırgınlığım bile yoruldu.
İnsan en sonunda,
Canını yakanı affetmiyor belki,
Ama onun yokluğuyla yaşamayı öğreniyor.
Ne kaldıysa hepsi senin olsun...
Gülüşlerimiz senin olsun.
Fotoğraflarımız senin olsun.
Yarım kalan umutlarımız da senin olsun.
Ben yalnızca kendimi geri almak istiyorum.
Bir gün adımı duyarsan,
İçin sızlar mı bilmem.
Ama ben seni hatırladığımda,
Artık gözyaşı değil,
Derin bir sessizlik düşecek yüreğime.
Çünkü bazı vedalar,
Bağırarak değil,
İçten içe tükenerek edilir.
Şimdi son kez dönüp bakıyorum.
Ne bir sitemim kaldı,
Ne de bir beklentim...
Yalnızca içimde yorgun bir kalbin
Sessiz vedası var.
Gidiyorum artık...
Ardımdan gelme.
Çünkü en zor savaşı,
Senden vazgeçebilmek için verdim.
Ve ne kaldıysa bu hikâyeden,
Hepsi senin olsun...
Bana ise,
Yeniden ayağa kalkmayı öğreten acılar,
Susmayı öğreten gözyaşları
Ve küllerinden doğmayı bekleyen
Yorgun bir yürek kalsın.
Hoşça kal...
Seni değil,
Sende kaybettiğim kendimi uğurluyorum bugün.
Kayıt:12/07/2026
Agah tövbekar
Kayıt Tarihi : 12.07.2026 09:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!