Susadım karanlıkta çöl kuraklığında,
Yalnızlık kadar elem olan her şeyden uzak kalmanın boşluğunda savrulan birkaç perili köşk alıntısı halim vardı benim.
Yoksunluk hiç bu kadar zat-ı şahane değildi,
Ben bütün avuntularımı sonu belli olan bir filmin karesine emanet bırakıp,
Şehrin yoksul mahallelerinde kapı önlerindeki sohbetlerde yitirmiştim kalıntılarımı.
Bırak, kendini açlığa susamanın verdiği hezeyana,
Çünkü yeniden hikâyeler yazıyorum kendime bir türlü başlamayan,
Dağların dorukları dumanlı olur
Geriye dönmez savaşçılar...
Fırtınayla yıkanmıştır ömürleri
Karla yıkanmıştır yüzleri...
Bu yüzden asla vedalaşmaz
Devamını Oku
Geriye dönmez savaşçılar...
Fırtınayla yıkanmıştır ömürleri
Karla yıkanmıştır yüzleri...
Bu yüzden asla vedalaşmaz




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta