Susadım karanlıkta çöl kuraklığında,
Yalnızlık kadar elem olan her şeyden uzak kalmanın boşluğunda savrulan birkaç perili köşk alıntısı halim vardı benim.
Yoksunluk hiç bu kadar zat-ı şahane değildi,
Ben bütün avuntularımı sonu belli olan bir filmin karesine emanet bırakıp,
Şehrin yoksul mahallelerinde kapı önlerindeki sohbetlerde yitirmiştim kalıntılarımı.
Bırak, kendini açlığa susamanın verdiği hezeyana,
Çünkü yeniden hikâyeler yazıyorum kendime bir türlü başlamayan,
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta