Gıcırdayan Gök Şiiri - Elbeyi Eyyuboğlu

Elbeyi Eyyuboğlu
24

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Gıcırdayan Gök

Zamanın henüz rahmine düşmediği o mutlak sükûtta,
kendi kendine yeten, hiçbir aynaya muhtaç olmayan bir Cevher..
Öyle bir başlangıç ki bu; ne öncesi var ne de bir eşi,
güneşlerin henüz icat edilmediği o sonsuz şafakta,
varlığı kendinden, nuru zatından ulu bir Kök.
Ondan gayrı her şey bir gölge oyunu, bir serap provası;
Biz ise o muazzam okyanusta sadece bir köpük telaşıyız.

Bakın; toprağın çatlamış dudağına bir damla can düşüyor,
Ölü bir tohum, Onun emriyle içindeki rüyadan uyanıyor.
Hangi ressam çizebilir o çiçeğin kalbindeki ince kavisleri?
Hangi mühendis kurabilir bir arının kanadındaki o nizamı?
O ki her surete ayrı bir kimlik, her ruha ayrı bir ihyâ verdi;
Şekil veren ellerin değil, "Ol" diyen o sarsılmaz iradenin merhametli ürünü..

Karanlıkta karıncanın ayak sesini işiten bir Algı,
yıldızların yörüngesini ipekten bir iple çeviren Kudret...
Gökler, Heybeti karşısında bir kâğıt gibi bükülürken,
O, bir yetimin kalbindeki kırıklığa şefkatle Eğilir.
Affı, okyanusları yutan bir ateş gibi yakar günahın kirini;
Öyle bir örtü ki bu; ayıpları geceden daha siyah bir gizle sarmalar.

Her nefes alışverişimize saat gibi işleyen bir veda gizli..
Canı üfleyen de O, o emaneti bir kuş hafifliğiyle geri alanda.
Ondan gelen dert bile, dermanın maske takmış halidir aslında;
Zira O, sevmeyi yaratan, sevilmeye en layık olan gizli Hazinedir.
Kainatın bütün lügatleri toplansa, anlatamaz o eşsiz birliği,
sayılar yorulur, rakamlar tükenir Onun Eşsizliğinde.

Her zerre bir işaret parmağı gibi Onu gösterir semaya,
rüzgâr Onun ismini fısıldar kurumuş yaprakların can çekişen ruhuna.
Hiç uyumayan bir gözetleyişle başında mülkünün;
Ne bir yaprak düşer izni olmadan, ne bir ah kaybolur boşlukta.
O ki hem her şeyin içinde bir sır gibi,
Hem de her şeyden öte, akılların almadığı bir ufkun kimliği...

Güneşin her sabah boyun büküp doğması Onun emriyle,
denizlerin kıyıyı aşmayan o edepli duruşu Onun hududu..
Mülkün asıl sahibi, kalplerin gerçek mutasarrıfı!
Bizimki emanet bir hırka, iğreti bir soluk;
Asıl hayat Onun diri oluşunda, asıl huzur Onun varlığına sığınmada.
Sonsuzluk bile Onun kapısında bir eşik,
zaman, Onun kudret elinde çevirdiğiniz bir tesbih..
Yâ Rab;
Bizi, kendi yokluğumuzda Senin varlığınla ağırla;
Zirâ Senden gayrı sığınak, Senden gayrı hakikat yok bu rüyada.

Elbeyi Eyyuboğlu
Kayıt Tarihi : 1.04.2026 19:46:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!