toy bir günün sabahı uyandı
kızarmış ekmek kokusu tazeliğinde
dünyanın dönüşüne evriliyor saatler
yaşamak salaş dağınık bir nehir gibi
sürüklerken eteğindeki çakıl taşlarını
alır götürür gün ışığının pırıltısında
yeni dönemeçlere
yeni yollara
isyankar dilimde arsız tövbeler
yorgun dizlerimde seyrek dinlenmeler
boşlukta savrulan kuru yapraklar kıvraklığında
açık denizlerde rotasını kaybetmiş tekneler
kara ormanlarda tiz çığlıklarla yuvasını
arayan kuşlar gibi
-yitiklerdeyim
...............
-tırmanıyorum
bahtımın dik yokuşlarına göğsümde palazlanan onca yükle
sırtımda biriken onca enkazla yüreğimde yara yaşamak tortusu
kabuklanırken ah!
-mecburum
-gitmelere
oturup dinlenmek soluklanmak yasak
bir kaya dibinde ya da yemyeşil bir ağacın altında
aklımı kurcalıyor varsayımlar nerede sonlanacak ömrün nefesi
acıyan ruhuma kanayan ellerime yazık boşlukta uçuşan
hayallerime yazık
dualar ettim
şiirler yazdım
isyan bayrakları diktim arzın merkezine olmadı
söylesene Tanrım hangi melek kıydı hangi melek yazdı
seyir defterimi
göçmen bir kuşum göç yollarında
Tanrım söylesene
ben hangi güneşin seyyahıyım
hangi ırmağın gezginiyim bileyim dolaşıp duruyorum
dağ bayır dikenli çalılıklarda
viran bağlarda
soluklanırken
nefes aralığı bir zamanda pusulanın yönü şaştı
göz takıldı yol göründü yine kahve fallarında
sürgünlerdeyim mezarını arayan
bir ceset gibi
başladı hazırlıklar
yağmur kokulu bulutların perçeminden
poyraz hangi yönden esecek kim bilir dayan dizlerim
dayan dizlerim
vira bismillah
28112023
10:44
Kayıt Tarihi : 18.12.2023 23:29:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!