İçimde, ne zaman kapıyı çalmadan girsen o eski sarsıntılar, gözlerim kararıyor artık.
Bir zamanlar seni bile içine alacak kadar geniş olan iç âlemim, şimdi yokluğun tortusuna bulanıyor.
Kalbimde dalgalanan o boş sevdanın bayrağı, rüzgârsız havada bile umutsuzca çırpınıyor.
Eskiden ayaklarım seni arardı; şimdi kendime komut veriyorum: “O çıkmaz sokaklara bir daha dönme.”
Ben ki geceleri gökleri uyutur, sabahı avuçlarımdan doğururdum; yıldızların ışığını saçlarına örer, yüzün aydınlansın diye ayın rengini çalardım. Sana saklı sözler bulur, sabah serinliğinde her defasında yeniden umut büyütürdüm.
Ama artık içimdeki yaralara tuz basacak kadar gür çıktı haykırışlarım.
Belki yalnızlık, deliliğini paylaşacak birini arıyordu; belki dilimde yasaklı şarkılar, meydanlarda kayıp düşlerimi arıyordu.
Sen ise kendi gölgenden bile korkarken, işlediğin kusurların ağırlığıyla yüzleşemeyecek kadar yüreksizdin...
Göğe açtığın ellerle merhamet dileniyor, kabul olmayacağını bilsen de beni de ardından sürüklüyordun. Sanki adım geçince dualarında ben “amin” diyecektim.
Biliyorum, bir daha dönmez o sahte baharlar.
Dökülen yaş anlamsız artık;
kırmızı çiçekler solduktan sonra karanlığa çalıyor renkler.
Umudu göğe taşıyan mavi bulutlar yok artık.
Senin yokluğunda şiirler bile ıslanmıyor,
çünkü gecenin sessizliğini yırtan çığlıklarım beni yutarak götürüyor uzaklara.
Aklımı çağırdım bir zamanlar uzaklardan; o ise rengârenk bir kelebeğin ardına takılıp çoktan kaybolmuştu, yanlış bir gökyüzüne karışmıştı.
İçimde, siyah ve beyaz harflerle yazılan sevgi sözcükleri vardı; en ufak nefeste yıkılacak kadar kırılgan bir ağırlık taşıyordum.
Ve farz et ki denizin azgın dalgalarıyla savaşırken bulacağım kendimi; ya da yüreğim içimde kopan fırtınanın dinmesini beklerken.
Kahretsin,
Kalbimin en derin yerinde seslenmeni bekleyen bir çocuk var halâ...
Kayıt Tarihi : 28.12.2025 13:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!