Gençligim var
Bir adım atsam bir kadeh şarap için,
Yıkılır giderim.
Güneş düşer gökyüzünden,yelken açar çeker giderim.
Varıp bir yerlere koklasam,koklansam
Sözler tükenir,susar giderim.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yaptiginiz yorumlar icin cook ama cook tesekkur ediyorum,evet zaman elimizden herseyimizi aliyor ve Hak sahini sizinde yorumunuzu okuyarak degisikligimi yapmis bulunmaktayim,,
Saygilar...
gençliğiniz ebedi,hayatınız sermedi olsaydı,bende size hak verirdim zeynep bacım;amma velakin gençlik göz açıp kapanadek geçiveriyor.bizlerde bir zamanlar buna benzer fikirlere sahiptik.ama şimdi ne kadar yanlış düşündğümü çok iyi anlıyorum.kulaklarımın üzerinde tulu eden ihtiyarlık şafağı beni uyandırdı.ama o çok güzel ve çok şirin gençlik nimetinin kadrini kıymetini bilemediğimden dolayı mütamadiyen nedamet duymakta ,göz yaşı dökmekteyim.
ikincisi;bir mısranızda;'ayaklarımın altında kalır nebi derya bakar geçerim'demişsiniz.burada yazım hatası olmuş galiba?çünkü nebi demek;peygamber demektirki;sizin onu atlayıp geçmeniz söz konusu olamaz.bunu tashih ederseniz,hakkınızda su-i zan oluşmasına mani olmuş olursunuz.
'EYVAH ALDANDIK.ŞU HAYATI DÜNYEVİYEYİ SABİT ZANNETTİK.ONUN İÇİN BÜTÜN BÜTÜN ZAYİ ETTİK.EVET ŞU GÜZERAN-I HAYAT BİR UYKUDUR,BİR RÜYA GİBİ GEÇTİ.ŞU TEMELSİZ ÖMÜR DAHİ BİR RÜZGAR GİBİ UÇAR GİDER'
Saygılar.
çok güzeldi...tebrikler.....
Gençligim var.
Ne taşlarla çevrili etrafı,ne toprakla,ne de sınırlarla...
Atlayıp geçerim üstünden
Ayaklarımın altında kalır nebi derya,bakar geçerim.
harikulade, gençliğin kıymetini bilenlerden olmanız dileğiyle kutlarım saygı ve sevgilerimle
hayata karşı tek silahımız sanırım
kutlarım
Tebrikler zeynep gerçekten harika nefis bir şiir okuttunuz bana sabah sabah bu mükemmel şiirinizi yürekten kutlar şükranlarımı sunarım elleriniz yüreginiz dert görmesin şair Turan çeliker
Gençligim var.
Ne taşlarla çevrili etrafı,ne toprakla,ne de sınırlarla...
Atlayıp geçerim üstünden
Ayaklarımın altında kalır nebi derya,bakar geçerim. tebrikler
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta