Geliyor Son Vedası Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3546

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Geliyor Son Vedası

Fani alemde, varlığın ulu sırrını aramak gayemiz,
Yıkılan umutların bağrında, hep gözyaşına dalmak gayemiz,
Sessizce solan şu narin çiçeklerin, yanında kalmak gayemiz.
*
Şafağın sökülüşünde, yüce semaya bakarak, hür hevesle,
Gökyüzünün derinliğinde, kayboluveren eşsiz sedefle,
Ruhlarımız sarmaş dolaş olur, bedenimizde tüten nefesle.
Yılları eritip gittik biz beraberce, acı kader elinde,
Hiç acımadan vurdun hançeri sonunda, hüzünlü yellerinde,
Korkularını saklama yalvarırım, sızlayan şu dillerinde.
*
Matem dolu zor anlarda, belirir ansızın gelen gizli korku,
Ecel şeridi üzerinde bitecek ebet, uzayan sert sorgu,
Kırgın yürekleri ezip geçen, sızlayan soğuk üşüten duygu.
Vahşi ormanda silinip giden, şu masum kuzuların izidir,
Yıkıcı fırtınalar önünde, şanlı kaplanların sır gizidir.
*
Boş ver bütün sözleri, sadece vicdanla sevda koşup gelmeli,
Aşık, kızgın çöllerde kaybolurken, dertleri eritip delmeli,
Kavuşmak umuduyla tutuşan aşık, asla geri dönmemeli.
Bırak bahaneyi, nefes aldığımız şu vakti, biz kutlayalım,
Tutkunun ateşinde yanıp, sevinçle ulu tepeden atlayalım.
*
Yıkılmış dev tapınakların avlusunda, duaya dönüp coştuğum,
Ruhumda alevlenen isyanı, bastırmak amacıyla koştuğum,
Sonsuzluk denizine yelken açarak, coşkun neşeyle uçtuğum.
*
Gecenin gölgesi düşerken, üstüme kanar bedende yaralar,
Hasretin rüzgarı eserken, bağrımda umutsuzluğu karalar,
Uzaktan bakan kör yabancı gözler, masum düşümü hep aralar.
Yüreğimde büyüyen ateşin, sönmek bilmeyen ağır derdiyle,
Meydanlarda çekilen çilenin, dik duran cesur yiğit merdiyle,
İnleyen nağmelere eşlik eden, eşi yok korkusuz ferdiyle.
*
Karanlık çöktüğünde, talihsiz başlara yazılır acı ferman,
Tükenmiş bedenlerde, uyanan sızıya bulunmaz asla derman,
Hüsran dolu tarlalar ortasında, savrulur ezik yaslı harman.
Yitirilmiş sevincin ardından, akıp giden meçhul şu yolları,
Sarmalasın isterim yaralı göğsümü, muhabbetin kolları.
*
Bırak hüznü geride, mutluluk suyuna vararak biz taşalım,
Dağları ezip geçen sellerin gücüyle, zorlukları aşalım,
Mantığı çöpe atıp, duygunun sesine şiddetle, hep şaşalım.
Yazılan destanların kıtalarında, parlıyor sevda hecesi,
Işıtıyor ruhumu durmadan, ıstırap dolu zor dert gecesi.
*
Göğü delip geçecek ansızın, kopan şu mazlumun gür nidası,
Yürekleri dağlayan sızıyla, yankılanır acının sedası,
Ömür denen zor ulu yolculuk, biterek geliyor son vedası.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 6.3.2026 23:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!