Yüreğe değen bir kurşun sesi var
Gözlerden akan gamlı kederli
Kuruttuğun nice yalnız güllerin
Mahşerde sorulacak hesabı var
Kattığın ruhuna karayılanı
Sardırdın diline küfür haramı
Cebinde taşımaz bolca imanı
Lafa söze gelince herkeste iman
Kaç kere uyudun ihlâs Fatiha ile
Gözünü açarken besmele dedin
Böbürlendin horozlandın bağırdın
Kendini güçsüzken güçlü saydın
Söyle imanda zulüm de var mı?
Geç değil yine de tövbe vaktidir
Bir düşün kalbin nede haklıdır
Beyninde tilkiler gene saklıdır
Geç kalmadan dostum gel tövbe eyle
Bağırmak çağırmak kime ne fayda
Ruhunu karatman yangına payda
Geç olmasın dua ruhunu yıkar da
Geç kalma güzelim gel tövbe eyle
Dikeni gülüne yakıştırana
İçinden kalbini atıştırana
Yediğin lokmayı ballaştırana
Geç kalma gardaşım gel tövbe eyle
Ayrılık bedeni nasıl yakıyor
O gözler nasıl içten bakıyor
Ahreti unutup ruhu yakıyor
Bırak bu inadı gel tövbe eyle
Secdede bulursun derdine deva
Hastalığına olur bin kere şifa
Dualarında bende hatırla
Gel güzel kardeşim gel sende tövbe eyle
Zennehar yılmaz
14.05.2012 21:52:24
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta