İstanbul’un toprağı vurmuş yüzüne
İstanbul’un denizi durmuş gözlerine
saçlarını durulamış yağmuru
İstanbul’un
cigaramın nefesi İstanbul kokuyor
ellerinden İstanbul tutmuş okşuyor
gölgesine oturmuşsun İstanbul’un
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda



