Gel dostum beni sınayıp durma
Kara kazanlarda piştim de geldim
Dostunu düşmanla eş tutar olma
Sırat Köprüsü'nden geçtim de geldim
Dost dostundan esirgemez vârını
Serimi sevdaya saldım da geldim
Gül diye basıp hançerini bağrıma
Dost meclislerinde satıldım geldim.
Ben dostuma güvenirim canımı
Sırtımda bıçaklar vuruldum geldim
Ecel şerbetini içtim bal diye
Ağu dükkânında öldüm de geldim.
Canım fedâ olsun Gül Yüzlü Dosta
Yârden ayrılalı şu gönlüm yasta
Açsalar sinemi de kalbim konuşsa
Ölsem kemiklerim canım seni çağırır
Şu yüce dağlardan aştım da geldim
Koçyiğitler içinden seçtim de geldim.
Sevdan ateşine düştüm de geldim
Dostluk yollarından geldim de geçtim..
Ben dostumu sakınırım iki gözümden
Ayıramam onu kendi özümden
Tuşuşsam ocağında tütsem közünden
Külümü rüzgârına savurdum geçtim.
Esma Özdemir 3
Kayıt Tarihi : 16.1.2026 21:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İstanbul; 16 Ocak 2026 Cuma Esma Özdemir




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!