Nasıl bıraktıysam aydınlık, seni
öylece teslim almak için gelmiştim.
Kirpiklerinin içinden doğuyor ruhsuz karanlık
Geceyle konuştum senden
bil ki, ben de onunla beraber yaşamamak istiyoruz seni
niye, diye sormana gerek yok; bak aynaya, gör kendini…
Morumsu, kırmızımsı hortumlarla tutundum
yaşam pompalayıcısına
vücudumun her yanını sarmışlar çizgi çizgi
Mümkün değil
Kırmızıçizgiden
Daha öncesi yok,
daha sonrası var
Önceki beraberlikler görücü usulü,
Şimdi dilimden dökülmekte içim içine…
seslerde totem törenleri ritmik “tamtam” sesi
tam…tam… tam…tam… tam…tam…
Metronom sadeliğinde
Bir iner sağ el
Bir iner sol el ardışık
Işık özleminde tınlamalar
Hiçbir şeye gölge yapmak için izin yok
Sen sevmiyorsan da, bana ne;
ben seviyorum kendi kendimi…
Sana isyanlarımı onunla
Suskunca çok güzel konuşuruz
Gece suskunlukları küçük harflerle yazılır
Yakamoz ışıltılarında
Yüreğin kabardığı heyecanın taklitçisi tamtam sesleri
Hızlı, çok hızlı, daha hızlı
Ve koşarak yol almakta
Gölgesiz yakamoz ışıltıları umut için yeterli görünmekte…
Sevgilim olmandan vaz geçtim
Gece ve ben olduk artık sevgili
yeni bir sabah oluyor hayata
baskın şarkıların odaklanışı ile totemlerin suskunluğunda
yeni bir tören başlıyor;
bir buğday başağının altından görerek güneşi
ısınacağım kayaların üstüne uzanarak.
Gecedeki suskunlukları yazışamayız artık, akşama kadar
Daha fazla konuşmakla barış olmaz,seninle
gidebilir misin ey eski sevgili,
konuşacaklarımızı konuştuk zaten…sen bittin.
Kayıt Tarihi : 23.11.2012 13:15:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!