O Aranvut kaldırımı aştım, camına vardım. Öyle heyecanlı, öyle ürkek vurdum ki açmayacağından korkarak, açtın ve suratıma çarpan râhiya ile ayıldım. Gül kokuyordu içerisi.
Camdan içeri aldın beni, ürkek ve heyecanlıydın sen de. Öylece bakıyordun kuru kaldırıma, camlar buğulu, dışarısı soğuk.
Oturduk sohbet ettik, yattık.
Kalktığımızda terlemiştik. Çarşaflar ıslak, yastıklar ıslak, biz ıslak. Oturduk yatak ucuna öylece sırıtıp bakışıyoruz.
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Devamını Oku
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta