Eve geldim, merdivenleri çıktım, kapıya ulaştım. Anahtarı çevirdim, kapıyı açtım. Öyle bir râhiya çarptı ki şu ketûm suratıma, sanki bir ağacın sînesine çekilen tavşan gibi, hasat ayı için ürken bir bal arısı gibi. Oysa sadece ekmek yapmış.
Sadece ekmek dediğime bakmayın öyle güzel ekmek yapar ki, anlatsam burada bana söversiniz. Ekmeği yapardı, bir parça yer diğerlerini de komşulara ikram sunardık. Herkes her hafta sonu beklerdi onun muzlu ekmeğini.
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Devamını Oku
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta