Kara geceler geldi, kara geceler geçti,
Lambalara ışık vereni kimse bilmedi.
Gök sokağının titrek, ters lambaları;
Ay ışığını bilmeden yitip gitti.
Karabasanlarla yıkıldı düşleraltı,
Parlamak için süreyyaldız, özünü yaktı.
Eriyiveren, körelmiş yıldızyaşları
Pencerelerden usulca yeryüzüne aktı.
Yağmurlarla yıkandı dünyayüzü,
Zehrinden yandı kırpmadığı kör gözü.
Paslandı birer birer ruh demirleri,
Hapsetti ervahı, görmeyen gün yüzü.
Aynı karanlığın insanları apayrı düştü,
Yalancı şahidin vesvesesi başa üşüştü.
Yörüngelerinin basitçe bir inkarı,
Göğü başlarına yıkacak sinsi çöküştü.
Bu oyunu oynayamazdı şeytanlarla,
Uydusunun yerini tutamazdı aynalarla.
İblisini gizlediği güniçi zindanları
Baştan başa boyalıydı sisli inkarlarla.
Nereye giderse biricik yansıması,
Peşinden sürüklenir, bitmezdi yası.
Dinlemezdi onu bu konuşkan keder;
Susmazdı, bitmedikçe hesaplaşması.
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 11:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!